Bilip bilmezlenmek, görüp görmezden gelmek, işitmek ama duymamış gibi davranmak sevgi olabilir miydi? İnsanların birbirleri için reva görmedikleri tavırlar sevgi işinde meşru kabul edilebilir miydi? Eğer öyle ise sevgiye zarar erişir, masumiyeti gider miydi? Bir şeyin haddi aşınca zıddına dönüştüğünü biliyordum.
İnsanların birbirlerini kolayca ve çabucak yargıladığı, kimsenin kimseye ayıracak vaktinin olmadığı, gözlerin sadece bayram etmek için baktığı, dünyanın bir 'körler ülkesi’ne dönüştüğü, acının ve sevginin pazarlandığı zamanlarda yaşadığını fark etmek, hangi yaşta olursa olsun, yaşlanmaya başlamaktır.
...Vay ahmak insanoğlu vay, asıl gülmeyi unutan insanlardır. Şu dünyada dostu, arkadaşı olmayan, bir sıcak elin tadına, bir bakışın güzelliğine artık bundan sonra varamayan, varamayacak olan da insandır. Umutsuz olan, nankör olan insandır. Dünyanın güzelliğini yadsıyan artık salt yaşamanın tadına varamayan insandır, altında yaşadığı göğü, üstünde gezdiği toprağı, akan suları göremeyen insandır. Görkemli doğa ortasında görmeden dolaşan, bakarkör olan insandır.
Demek istediğim, acıya karşı bağışıklık kazanmamızı sağlayacak bir yaşam tarzı olmadığını anlasak, her şey çok daha kolay olurdu. Mutluluğun doğasında acının da olduğunu. Biri olmadan öbürünün de olamayacağını... Domingo Yayınevi
Eskiler şöyle der: "İnsan, insan olabilmek için mücadele etmeli ve sadakatini korumalıdır. Eğer böyle yaparsa hak ettiği ünü kendiliğinden kazanır." Gerçek tam da eskilerin söylediği gibi ! İthaki Yayınları
Halbuki güzelliği içlerinde hisseden insanlardan olsalardı, o parlayan gözlerin ve hararetlenmiş yüzün, gencin aşkla ilk tanışmasının belirtisi olduğunu anlayabilirlerdi. TÜRKİYE İŞ BANKASI KÜLTÜR YAYINLARI
Aşk, uzun ve zorlu geçen bir kışın ardından gelen bahar gibidir. Çok beklersin onu ve buna rağmen kısa sürer. Geldiği gibi gider . Ne olduğunu anlamazsın.
Dünyanın neresinde olursa olsun bir baba için kızı her şeydir. Ve ben her şeyimi , bir budalanın iradesine bırakamam. Bir gün geleceksen, karşıma bir erkekle gel. Budalanın tekiyle değil.
İnsan ne yaparsa yapsın, kendi gerçekleriyle yaşıyor kızım. Kendi hüzünlü gerçekleriyle. Baksana, mutluluğun çiçeğini ölüme yakıştıracak kadar ne yaşamış olabilirsin?
..Kocasını gerçek anlamda hiç tanıyamamış olma olasılığını. Groffrey'yle paylaştıkları tek şeyin yatak v3 bir evden öteye geçmemiş, bir kalbi hiçbir zaman paylaşmamış olma olasılıklarını.