#Deliymiş #Gerçekten. Bizim “Deli” diye nitelediğimiz Rus Çarı Petro Romanov'un (1672-1725) yaptığı delilikler: 1- Deli Petro 22 yaşında Çar olduğunda ilk yaptığı iş, ilk Rusça gazetenin çıkışını sağlamak oldu. 2- Ardından Avrupa'nın kullandığı Jülyen Takvimine geçilmesi emrini verdi. 3- Kadınların kendi rızaları olmadan evlendirilmesini yasakladı 4- Rus alfabesini geliştirdi. 5- Evrensel kitapları Rusçaya çevirtti. Bunlar arasında Kuran-ı Kerim de var. 6- İlk hastaneyi ve ilk tıp fakültesini kurdurdu. 7- Rus Kilisesinin siyasete müdahalesine son verdi. 8- Avrupa'daki bilimsel gelişmeleri görmek için bu ülkelere gezilere çıktı. 9- Ünlü Alman bilim adamı Leibniz ile dostluk geliştirdi ve Leibniz'in tavsiyesiyle, Saint Petersburg Bilimler Akademisi'ni kurdu. 10- Akademi masrafları gümrük ve liman gelirlerinden karşılandı. 11- Akademiye katılan yabancı bilimcilere üç katı maaş verildi. Böylece Avrupa'nın en önemli bilim adamları Rusya'ya geldi. 12- İlk bilimsel dergiyi çıkarttı. 13- Avrupa'nın en önemli kütüphanelerinden birini kurdurttu. 14- Uzay Gözlem Enstitüsü, Botanik Bahçesi, müze, basımevi, sanat atölyeleri kuruldu. 15- Bunların üye ve başkanları, Akademi'de yapılan oylamayla seçildi. "Deli" Petro hiç müdahale etmedi. 16- Rusya Bilimler Akademisi üyeleri, bugüne kadar 20 Nobel aldı. deli petro
Ne fırtınalar koptu Benim hayat dallarımdan Hiç birinde vazgeçmedim Umutlarımdan İçimde kıyametler kopsa da Ben baharıyım yarınlarımın Çiçek açarım her kışın ardından...
Belki de sadece uyuyunca susuyordur zihnin; gün boyu beyninde dönüp duran o sorular, gecenin sessizliğinde kayboluyordur. Belki de uyumak, sana iyi gelen tek unutma biçimidir…
Serenad... İmkansızlıklara dolu bir aşk hikayesini okurken kaç kere ağladım hatırlamıyorum. Beni gerçek anlamda ağlatan, hatta bir kaç gün etkisinden çıkamadığım bir kitap oldu. Mutlaka tavsiye ederim.
İnsan, kıymet verdiği yerde aynı kıymeti görmek ister. Fakat her gönül aynı derinlikte sevmez, her insan aynı incelikle karşılık vermez. Sürekli veren, anlayan, affeden ve emek veren taraf olmak zamanla gönlü yorabilir. Derviş der ki: “Değer görmek için kendini tüketme. Gönlünün kıymetini bilmeyene kırılmak yerine, mesafeni edeple koru. Çünkü muhabbet tek taraflı taşındığında yük olur; karşılıklı olduğunda gönle huzur verir.” Bazen insan değişmez; yalnızca gördüğü muamele kadar yaklaşmayı öğrenir. Ne kin tutar ne de gönül kırar… Sadece herkesi gönlündeki hak ettiği yerde misafir eder.
Beklemek, zamanı durdurmak değil, doğru anın gelmesine izin vermektir. Bazı şeyler erken olduğunda eksik, vaktinde olduğunda tamamlanır. Sabır, geciken güzelliğe duyulan sessiz güvendir.
“İnsana en çok şiir yakışıyor, Sonra yeryüzüne yağmur, Gökyüzüne mavi... Ve en çok insana vefa yakışıyor, Yüreğe sevda, Gözlere haya... Ve en çok yaşamak yakışıyor, İnsanca, sevdaca, duruca”
"Ne hoş bir güzelliği vardır; Hafif adımlarla, dünyadan gülümseyerek geçenlerin. Kimseye bir kötülüğü dokunmadan yaşayanların. Onurlu bir yaşam seçenlerin..."
Yaşamdaki en büyük BAŞARI, hiçbir zaman düşmemek değil, her düşüşünüzde tekrar ayağa kalkabilmektir... BAŞARI hazırlığa bağlıdır ve hazırlık olmadan başarısızlıkların ortaya çıkması kesindir.. "İnsanın BAŞARI sınırını, kendi inancı belirler." Hiç kimse BAŞARI merdivenlerini elleri cebinde tırmanmamıştır.. “Hedeflerinize ulaşamayacağınızı anladığınızda hedeflerinizi küçültmeyin, adımlarınızı büyütün.” "Unutma, bir şeyin yapılamaz olduğunu düşünerek uyursan, başkasının o şeyi yaparken çıkardığı gürültüye uyanırsın."