Gece, sessizce açtı kapıyı Hiç kimsenin geri dönemeyeceği bir yerden, Sen geldin. Üzerinde o günkü gibi bir veda vardı— Beyaz bir susuş, Siyah bir kabulleniş. Ceketinin ucunda küçücük bir bayrak, Sanki kalbinden düşmemiş bir hatıra gibi. Sana baktım, Hiç şaşırmadım. Çünkü insan en çok İmkânsıza hazır yakalanır. Koştum sana, Düşünmeden, sormadan, inanmadan— Sadece sarıldım. Ve o an Dünya ilk kez doğruydu. Omzunda zaman yoktu, Saatler susmuştu, Ayrılık diye bir kelime Hiç icat edilmemişti sanki. Sonra uyandım. Bir boşluk değildi bu, Bir eksilme de değil— Daha çok yarım bırakılmış bir cümlenin İçimde yankılanmasıydı. Geri gelmeyeceğini bilmek, Gelmiş gibi hissetmekten Daha ağırmış meğer. Ve şimdi anlıyorum, İnsan bazen Olmayacak bir şeye değil— Olmuş bir ana tutunur. Sen gitmedin belki, Ama kaldığın yer Artık sadece rüya.