Zamanı vurdular en ince yerinden, Yelkovan yorgun, akrep ise dargın. Bir ses yükselir garın derinlerinden; Sustu sanılan düşlere yeniden ad koyar adım adım.
Çivisi çıksa da dünyanın, raylar paslansa da, Güneşin fısıltısı duyulur her çatlak camdan. Kader ki ; diz çöker en sonunda o büyük inadına Ve hayat yeniden başlar vazgeçmediğin o anda.
Sordular: " Durmadın mı hâlâ, ey kırık zaman? " Gülümsedi sessizlik, cevap vermedi rüzgâr. Ben yürüdüm içimde kalan bir yarınla ; Kırık bir saat gibi... ama inadına var.