Asla el ele yürümeyecek olsak da, hâlâ onun eşlikçisi olabileceğimi, onu rahatlatmak için gündüz ve gece orada olabileceğimi düşünmeye devam ettim. Yakacak odunu ben getirirdim ve o da yemek pişirirdi. Ben fındık toplardım ve o da kabuklarını soyardı. Birlikte çalışırdık, ben veranda da, o içeride. Birbirimizle konuşur, birlikte gülerdik. İkimiz nehre giderdik. Elbiselerini çıkarır ve yanımda dururdu. Nefesi sırtımdayken beni yapraklarının sıcak, narin kokusuyla sarardı. Bunun için seve seve hayatımı verirdim!