Kitapta Peygamberimize yoldaş olan, onun ahlakıyla yoğrulan 33 sahabenin her biri, kendine has farklı özellikleri ile ele alınıyor.
Posta Kutusundaki Mızıka ile tanıdığım Ali Ural, yine aynı enfes üslubuyla kalemini döktürmüş. Okuyanlar bilir ki sahabe hayatı okumak ve bunları akılda tutabilmek hiç kolay değildir. Ali Ural bunu kitapta o kadar güzel başarmış ki otuz üç sahabenin hayatından kesitler sunarken sizi asla sıkmıyor, su gibi akıp gidiyor üstelik bunu inanılmaz edebi bir dille yapıyor. Kesinlikle takdire şayan 👏🏻
Ve kitabın ismi... Kitabı satın almadan önce hiç araştırmadım çünkü yazarının Ali Ural olması benim için yeterliydi. Fakat okuduktan sonra isminin ne kadar manidar olduğunu anladım. Efendimiz kainatın güneşi ve sahabeler ondan aldığı ışığı saçan yıldızlar...
Daha önce birçok sahabe hayatını konu alan kitap okumuş birisi olarak hiçbirinin bu kadar akılda kalıcı olmadığını belirtmek isterim. Asr-ı Saadeti tüm derinlikleriyle bizlere sunan, okurken kendinizi adeta Peygamberin dizinin altında hissedeceğiniz bu kıymetli kitabı mutlaka okumalısınız.
Şu nahif anlatıma bakar mısınız? 👇🏻
📍"Ne güzel bir sesi var Bilal'in. Huşuyla ürperten bu sesi yanında taşıyor Hz. Peygamber hayatı boyunca. Yolculuklar ve gazalar bu sesle yoğruluyor. Bir sabah uykudan bu sesle uyanıyor Nebi: 'Namaz uykudan hayırlıdır.' Ezanın sonuna Bilal'in ilave ettiği bu cümleden öyle hoşnut oluyor ki, 'Bu ne güzel bir söz. Sabah ezanlarında söylemelisin bunu'! diyor Bilal'e.
O sabahtan beri uyku ve namaz terazinin iki kefesinde. Namaz ağır basarken sisler dağılıyor.
Ve ezandan sonra Hz. Peygamber'in penceresine doğru sesleniyor Bilal: 'Ey Allah’ın Resûlü! Namaz!' Sonra mescide geçerek kamet getiriyor, saf tutarken güneşin arkasında yıldızlar."