Kitap, niş ve çok spesifik bir kitleye (özellikle OKB ile mücadele eden kişilere) hitap ettiği için popüler çok satan romanlar gibi binlerce dijital yoruma veya geniş çaplı edebi eleştirilere sahip değil. Büyük kitap platformlarında ve 1000Kitap gibi mecralarda sınırlı sayıda etkileşimi bulunuyor. Ancak mevcut dijital izlere ve okuyucu eğilimlerine baktığımızda yorumlar şu iki ana başlık altında toplanıyor: 1. Bizzat Yazarın (Ömer Faruk Çiftçi) Okuyucuya Notu Kitap platformlarında (Sosyal Kitap gibi) esere dair en dikkat çeken yorumlardan biri bizzat yazarın kendisine ait. Yazar, çalışmasını şu sözlerle tanımlıyor ve yorumluyor: "Merhabalar, ben bu naçizane çalışmanın yazarıyım. Bu kitabı takıntıyla boğuşan tüm OKBzedelere ithaf ediyorum. Okuyun ve bilinçlenin. Saygılarımla..." 2. Okuyucu ve İnceleme Eğilimleri Kitabı alıp okuyanların geri bildirimleri genelde şu noktalarda birleşiyor: "Yalnız Değilim" Hissi: OKB hastalarının en büyük sorunu yaşadıkları saçma veya korkutucu düşünceler yüzünden kendilerini "deli" gibi hissetmeleridir. Okurlar, kitaptaki iç ses tasvirlerini okuduklarında kendilerinden çok fazla parça bulduklarını ve "Demek ki bunları sadece ben yaşamıyormuşum" diyerek rahatladıklarını belirtiyor. Farkındalık Yaratması: Kitabın edebi bir şaheser yaratma kaygısından ziyade, OKB ile yaşayan insanlara bir "farkındalık ve rehberlik" sağlama amacına ulaştığı, takıntılarla savaşmak yerine onları kabul edip odağı hayata çevirme fikrinin okuyucuda karşılık bulduğu görülüyor. Özetle; edebi çevrelerde büyük tartışmalar yaratmış bir kitap olmasa da, OKB ile boğuşan ve zihninin içindeki savaşı bir başkasının ağzından duymaya ihtiyaç duyan okurlar için oldukça anlamlı ve nokta atışı bir dert ortaklığı sunduğu söylenebilir.