El Cinni Harîs, görünmeyenle değil, görmezden gelinenle uğraşır. Cinlerle değil; aklını teslim etmiş insanlarla. Lanetle değil; suskunlukla. Kehanetle değil; ihmalle, korkuyla ve çıkarla.
Bu roman, kötülüğü masallaştırmaz.
Onu insanın içine yerleştirir.
Bir ilçe, bir pansiyon, bir “hisar”…
Görünürde güvenli, içten içe çatlamış mekânlar.
İnançla çıkarın, akılla korkunun, vicdanla suskunluğun birbirine karıştığı bir coğrafya.
Ve bu coğrafyada muhafızlık, kılıçla değil; bedel ödemeye hazır bir bilinçle yapılır.
Bu kitapta:
Kehanet yok, hesap vardır.
Büyü yok, sorumluluk vardır.
Masal yok, yüzleşme vardır.
El Cinni Harîs, “cinler yaptı” diyenlere karşı yazılmış bir romandır.