Dünyadan en uzak yıldızı arıyorum, orada kendime bir beşik ve bir tabut yapmak için, benden yeniden doğmak ve bende ölmek için. Düşüncelerin Günbatımı, Cioran’ın anadilinde yazdığı son kitap. Başka bir ifadeyle, “O zamanlar beni genelevler ve kütüphanelerden başka hiçbir şey cezbetmiyordu” diye tanımladığı yıllarının son çılgınlık ürünü. Cioran’ın hayatında bir devri kapatıp yeni bir devri açan bu yapıt, sönen yıldızlara parlayan fikirlerle karşılık veriyor: Yaşamı ölümle açıklayan bir zihinde aşk, müzik, acı, hüzün, yalnızlık ve varoluş da yeni anlamlarla ışıldıyor. Düşüncelerin Günbatımı, İsmet Birkan çevirisiyle ilk kez Türkçede. “Kierkegaard, Nietzsche ve Wittgenstein çizgisinin en seçkin ismi.” —Susan Sontag
Ve ne zaman biri bana gülümsese, ışıklı alnında yürek yırtıcı çağrısının şifresini çözerim: “Yaklaş bana, benim de ölümlü olduğumu iyi gör!” Ya da gözlerim karardığında, tebessümün sesi direnilmeze aç kulaklarda dalgalanır: “Bak bana, bu son defa olacak.”
İnsan sevgisi güçlü ama aynı zamanda tuhaf bir hastalıktır; çünkü hiçbir gerçek veriye dayanmaz. İnsanları seven bir psikolog hiçbir zaman varolmamıştır, varolmayacaktır da.
İçimdeki sessiz telaş yüksek sesle ifade edilseydi, her jest bir ağlama duvarı önünde secde etmek olurdu. Doğdum doğalı yas tutuyorum ben, bu dünyanın yasını.