Bir intikama kaç taht sığabilir? Acılı parmaklarla yapılmış kaç gösterişli taç, burçlarından kan taşan sarayların pürüzsüz merdivenlerinden yuvarlanabilir? Hayat Ağacının köklerinde filizlenen kötülük, acunun direğindeki çatlağı zorluyor. Sürek avı gibi insan avlayan canavarlaşmış kralların tahtları sallanıyor! Kanının sesini dinleyen ve küllere gömülmüş iki hanedanlık, öç ateşiyle yanıp tutuşanları ordularında birleştiriyor. Büyük mabedin (Göbeklitepe) ve Agarta’nın üstatları, hep bir ağızdan şu soruyu sordular; *O gün geldi mi? Gökyüzünün üç yılanın üzerine kan rengi uyanacağı zaman. Bakir kar örtüsünün taze kanla ısınıp ırmaklara karışacağı an. Rüzgârın şahit olacağı ateşten bir gazabın altından kumları darmadağın edip, taştan tanrılarına sarılan zavallıların yalvaracağı, öç ateşinin yakıldığı o gün geldi mi? Beklenen cevap Börü Han’ın dudaklarından döküldü; *Canavarlaşmış kralların yönettiği topraklarda öç, sadece katliamla alınabilir!* Acun artık kurt ve aslanın pençeleri arasında… Kandan ırmakların coşkulu sesine kulak verin!
Börü serisinin başında, ezilen milletler söz konusu. Zalim hükümdarlar, mistik dünyalar karakterler mevcut. Aslan ve Kurt’un güçlerini birleştirip, zalim hükümdarları ve onların yeraltı ordularını devirerek intikam almaya çalışmalarını anlatıyor. Öç almak için katliam şart mıdır? Güçlerini birleştiren iki hanedanlığın intikam almak istediği bu acuna hakim olan unsurlar sadece karanlıktan ibaret!