İkisi de ayrı dünyaların insanıydı biri elit makaleler yazan , kitaplarını özenle dizen bir kadın diğer, çiftlikte kir pas içinde çalışan ineklerini seven bir adam. Fakat ortak yönleri de vardı mesela ikisi de 30’lu yaşlarındalardır. İlgniç bir karşılaşma hikayeleri vardır. Mezarlıkta düzenli olarak ziyaret ettikleri kabirler yan yanadır. Biri bu alımlı kibar hanımın kim olduğunu mera ederken diğeri eli ayağı yara içerisinde bu adamın kim olduğunu düşünmeden edemememektedir. Zaman içerisinde artık bir birlerine gülümsemeye başlamışlardır bile. Fakat dışarıdan bakılınca imkansız gibi görünen bu aşk hikayesinin başlangıcı veya sonu nasıl olacaktır? Daha önemlisi kalperini açacaklar mı yoksa kapayacaklar mıdır? Aç Kalbini Hakkında Düzenli olarak kocasının mezarını ziyaret eden Desirée her seferinde yan mezarı ziyarete gelen, bazı parmakları eklem yerlerinden kesik ve mezarlığı çiçeklendirmekle uğraşan bir adama rastlar. Annesinin ölümünden beri aile çiftliğinde yirmi dört inekle birlikte tek başına yaşayan Benny ise her mezarlık ziyaretinde gördüğü, yan mezardaki şapka takan ve şiir kitabı okuyan kadının kim olduğunu merak etmektedir. Bir gün, ikisinin de dudaklarında kendiliğinden, karşılıklı bir gülümseme belirir… Otuzlarında ve uyumsuz iki insanın bir ilişki yürütmesi neden bu kadar imkânsız, sorusunun yanıtını arayan sürükleyici bir aşk hikâyesi. Cevap, genç yaşta dul kalmış, evindeki reçel kavanozlarını alfabetik sıraya sokan, entelektüel ve son derece titiz kütüphaneci Desirée ile nazik, çok fazla çalışan ve kasabanın “müzmin bekârı” olmaktan ölesiye korkan süt üreticisi Benny’nin, aslında göründüğü kadar imkânsız olmayan aşkında gizli