"Dünya bize göre ayarlanmamıştı, biz de dünyaya göre. Ama hepimiz aynı gökyüzünün altında, aynı gizli düzenin birer parçası olarak vardık."
Kitabın ruhu bana göre doğrudan yaratılışın o muazzam dengesini anlatıyor. Hani toplumun "farklı" ya da "sıra dışı" deyip kenara ittiği insanlar var ya; ben onlara da çok değer veriyorum. Her şeye değer verdiğim gibi. Çünkü biliyorum ki Tanrı onları da tam olarak o vasıfla, o özellikle yarattı. Dünyadaki o büyük ve harika dengenin bir parçası onlar.
Yazar yazdığı eserinde edebiyat yapmaya çalışmamış; o insanların varoluşunu, hayattaki yerini en çıplak haliyle ortaya koymuş. Bir ahlak dersi vermiyor, kimseyi yargılamıyor. Sadece, o bambaşka hayatların içinde bile ne kadar derin bir ruh olduğunu, o muazzam dengenin nasıl işlediğini gösteriyor. Süslü laflara hiç gerek yok. Kitabın ruhu, o dışlanan insanların sessiz çığlığı olduğu kadar, aslında yaratılışın o gizli ve muhteşem çeşitliliğinin de bir kanıtı.