Öykü Denemeleri
öyküye dönüşmek için birbirini kovalayan kelimelerin yolculuğu... ...
7. Bölüm

kareli gömlek

151 Okuyucu
4 Beğeni
0 Yorum

Balkona serilmiş kilimin iki karesini dolduruyorum üzerine oturduğumda. İki kareye sığıyor, iki cepheye bakıyor bakışlarım. Dizlerimi kucağıma alıp sarılıyorum, uzun yoldan gelmişler gibi. Başımı yaslıyorum yorgun diz kapaklarıma.

‎‎Yazın en güzel ayı haziran olmalı. Hazırlan diyor sanki bütün kuşlar ve dere kurbağaları; "Artık üşemeyecek, kat kat giyinmeyeceksin. Güneş her sabah pencerene uğrayıp, bütün renklere ilham olacaksının."
Akşam olunca karşılıklı lafa tutuşuyorlar. Ağaçlar hışırtıyla ses veriyor doğaya. Taç yapraklarının melodisini karanlıkta sallanırken duyabiliyorum. Belki de sokak lambasının oyunu bütün bu olanlar.

Oysa ben tüm bunlardan ziyade, çamaşır teline mandalla sıkıltırılmış gömlek gibiyim. Rüzgar biraz sert esse başımı döndürüyor. Elimi kolumu nereye koyacağımı şaşırıyorum. Bir havluya sarılıyorum, bir eteğe... Öyle ya da böyle tutunuyorum çamaşır teline bir şekilde. Balkon demirlerinin soğuk gövdesinde dinleniyorum biraz. Neden demirlerin bu kadar soğuk olduğunu kavrıyorum. Güçlü olmak var çünkü işin ucunda. Bir balkonu, bir binayı, bir kalbi idare ediyorlardı sonuçta. Kim bilir pamuktan her kalbin demirden bir gönle ihtiyacı vardır belki de...
Yorum Yapın
Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Yorumlar