Fedailerin Kalesi Alamut

(17 kişi)
Kitabı değerlendirin

1

Takip

5

Beğeni

26

Okuma

1390

İzlenme

Tanıtım Yazısı
Yılların eskitemediği muhteşem kitap Alamut artık Koridor Yayıncılıkta. Hasan Sabbah`ın, Alamut Kalesinin, fedailerin ve cennet bahçelerinin hikayesi. Bir tarafta Hasan Sabbah`ın yeryüzü cennetiyle yeni tanışan güzel köleler, diğer tarafta onun en güvenilir savaşçıları olan fedailer.

Sabbah`ın yarattığı cennetin içinde gözleri açıldığında hepsinin hayatı hiç umulmadık bir şekilde değişir. Hikaye 11. yüzyıl İranında, kendini peygamber ilan eden Hasan Sabbah`ın, seçilmiş bir grup insanı intihar suikastçısına dönüştürerek bölgede hakimiyet kurmak için çılgınca ve aynı zamanda zekice bir plan tasarladığı Alamut Kalesinde geçmektedir.

Güzel kadınların, yemyeşil bahçelerin, şarap ve haşhaşın göz boyadığı sanal bir cennet yaratan Sabbah, genç savaşçılarını emirlerine uydukları takdirde bu cennete gidebileceklerine inandırır. Kendilerini onun yoluna adayan, ölmeyi de öldürmeyi de göze almış olan bu küçük orduyla hükümdar sınıfına gözdağı verebileceğini düşünür. Sabbah kendi deyimiyle insanların saflığını kullanıp dine adanmışlığı politik emellerine alet eder. Artık kapılar onun için ardına kadar açılmıştır.
Yayınevi: Koridor Yayıncılık
ISBN: 9786054188970
Sayfa: 510s.
Kapak: Ciltsiz
Tarih: 2022
Kağıt Tipi: 2. Hamur

Topluluk Puanları (17)

5.0

53% (9)

4.0

29% (5)

3.0

12% (2)

1.0

6% (1)

Okuma Durumları
Okuyorum (2):
Okuyacağım (2):
İncelemeler ve Alıntılar
Fedailerin Kalesi Alamut kitabı hakkında sen ne düşünüyorsun?
Kitap_kasifii
@kitapkasifii
İnceleme
1a


Hasan Sabbah, kendini peygamber ilan edip fedailerini kendine bağlamak için zekice bir düzen kurar. Genç ve yoksul erkekleri kaleye alır, onlara cennet fikrini aşılar. Özel olarak hazırlanan bahçeleri hurilerle doldurur ve afyon içirerek o bahçede gözlerini açan fedailere cenneti yaşattığını düşündürür ve sonra onları yeniden gerçek dünyaya döndürür. Böylece fedailer, Hasan Sabbah’ın emirlerini sorgulamadan yerine getirir; çünkü onun cennetin anahtarına sahip olduğuna inanırlar. Hasan Sabbah’ın ideolojisini tüm dünyaya yaymak için önündeki tek engel Selçuklu Devleti’nin güçlü veziri Nizamülmülk’tür. Yetiştirdiği fedailerle vezire bir suikast düzenlemek ve gücünü de kanıtlamak ister .
Selçuklu döneminde geçen Roman üç karakter üzerinden şekillenir:
Hasan Sabbah, insanları inanç ve korku üzerinden yönetir.Nizamülmülk, devlet gücü ve düzenle hükmeder.Ömer Hayyam ise özgür iradenin ve sorgulamanın tarafında durur.

1930 yılında kaleme alınan bu eser, Avrupa’daki ideolojik atmosferde propaganda amacıyla yazılmış olsada çok geniş bir okur kitlesine ulaşmayı başarmıştır. Roman boyunca inanç, kör bağlılık, manipülasyon ve iktidar temaları güçlü biçimde işleniyor. İnanç bu kitapta bir hedef değil, amaçlara ulaşmak için kullanılan bir araçtır; bu yüzden ön yargısız okunması gereken eserlerden biri.
Hasan Sabbah’ın asıl gücünün kılıçtan değil, insan zihnini yönetebilme yeteneğinden geldiği özellikle vurgulanan kitapta yazar, Sabbah’ı yalnızca bir lider olarak değil; filozof, akıl mühendisi ve adeta bir psikiyatrist gibi kurgular. “Amaç uğruna her yol mübahtır” temasının hakim olduğu romanda, beyin yıkamanın ve insan zihninin ne kadar kolay yönlendirilebildiğinin çarpıcı örneklerini gözler önüne seriyor ve Okuruna sürekli şu soruyu sorduruyor:
“Gerçek nedir? İnandığımız şeyler mi, yoksa bize inandırılmak istenenler mi?”
Bu yönüyle de eser, yalnızca bir hikaye değil; okuyucuyu kendi gerçeklerini sorgulamaya iten düşünsel bir serüven oluyor.

Aksiyon, politika, felsefe ve tarih gibi pek çok türe hitap eden bu kitap, benim için hayatımda okuduğum ve tekrar tekrar okuyacağım en iyi eserlerden biri oldu. Yazarın akıcı dili ve keskin zekasına hayran kaldım. Ne kadar anlatsam eksik kalacak bir eser; bu yüzden benim için yorumu bile sınırlı. Mutlaka okuyun, hatta okutturun.
Fedailerin Kalesi Alamut
Vladimir Bartol - Koridor Yayıncılık - 2022
570
Neşe
@nese
İnceleme
2a
Hakikattir Övgüyü Hak Eden
Acı çekme felsefesine sahip kültürler Dünya’nın doğusunda daha yaygın sanki. İntikam duygusuna da yüce anlamlar yüklenir niyeyse? Canını feda etmek gerektiğinde acı ve intikamdan daha iyi bir motivasyon olabilir mi? Olur elbette, dahası var:
Bu dünya zaten ölümlü ve haksızlıklarla dolu. Gel biz seni sonsuz mutluluğun olduğu öbür dünyaya gönderelim, şehitlik de fazladan ikramiye olsun. Bak seni orada ne tatlı bir hayat bekliyor. Hem başkalarına da örnek ol, onlar da kendini feda etsin, senin gibi şehit olsunlar! Yarattığın kayıplara aldırma, bu yolda her şey mübah.

Böyle bir saçmalığı asla yapmam diyorsunuz değil mi? Peki kim yapıyor bunları? Yalnızca kör inançlarla ruhunu, haşhaşla beynini uyuşturmak yeter mi insanın böylesi akıl almaz bir şeyi yapmasına? Yetmez elbette. Kaybedecek bir şeyinizin olmaması bile yetmez. Umutlarının da tükenmiş olması gerek. Gerçi çocuğunu yanına alıp bu eyleme kalkışacak kadar ruhsal bozulmaya uğramış olanları da duymuyor değiliz ancak çocuğu o anda zaten onun için kaybedilecek bir değer değil. Böylesi bir akıl tutulmasının pençesindeki insanları fedai yapmanın gelişimini, tarihteki var oluş sürecini başarıyla aktarmış yazar.
Elbette asıl konu bu değil.

Görünürde olan:

Şii Müslümanlar ve Selçuklu Türkleri arasındaki mücadele, güçlü bir silahlı örgüt, korkutucu bir siyasi güç, haşhaş ve bakire kızları kullanıp cennet vaadiyle gençlerin beynini yıkayıp intihar saldırılarında kullanan bir diktatör… Ardında bıraktığı izlere günümüzde dahi rastladığımız, var olan tüm ideolojileri reddetmiş gibi görünüp dini duyguları alet ederek kendi ihtişamlı sistemini oluşturan acımasız Hasan Sabbah’ın harcadığı hayatlara aldırmadan ölümüne giriştiği bir güç savaşı.

Hiçbir şey gerçek değil, her şey mübah!

Aslında olan:

İnanç diye kabul ettiği düşüncelerin yıkıma uğrayışıyla tüm ahlaki değerleri ve duyguları deforme olmuş hasta bir ruh. Amaç bellediği ne varsa onun uğruna başkalarını harcamaktan çekinmeyen bir kötülük. Bu kötülüğü göremeyecek kadar dogmalara teslim olmuş zavallı zihinler.

Eser yalnızca popüler bir roman değil, akıcı anlatımında gizli sembolik anlamlar ve sıkça kullanılan felsefi yorumlarla sürükleyip götüren bir serüven...
Fedailerin Kalesi Alamut
Vladimir Bartol - Koridor Yayıncılık - 2022
542
yaseminkarasi
@yaseminkarasi
Alıntı
2a
Onlar için mutlulukların en büyüğü olan şey sende dehşet uyandırıyor olabilir. Lâkin sana sınırsız mutluluk veren bir şey de bir başkasında tahammül edilemeyecek derecede sıkıntı yaratabilir.
510'un 395. sayfasında
Fedailerin Kalesi Alamut
Vladimir Bartol - Koridor Yayıncılık - 2022
648
ya
@yaagdismh
Alıntı
2a
O gülümsüyor, öyleyse ben somurtmalıyım. O affediyor öyleyse ben merhametsiz olmalıyım. O etrafındakilere şefkat dağıtıyor öyleyse ben de korkuyorum sallayalım.
510'un 427. sayfasında
Fedailerin Kalesi Alamut
Vladimir Bartol - Koridor Yayıncılık - 2022
481
Ayşe Derviş
@ayse_dervis
Alıntı
3a
Biliyoruz ki ancak zerre kadar bir bilginin efendisiyiz. Kalan sonsuz büyüklükteki bilinmezliğinse kölesiyiz.
510'un 315. sayfasında
Fedailerin Kalesi Alamut
Vladimir Bartol - Koridor Yayıncılık - 2022
623
yaseminkarasi
@yaseminkarasi
Alıntı
3a
Biliyoruz ki ancak zerre kadar bir bilginin efendisiyiz. Kalan sonsuz büyüklükteki bilinmezliğinse kölesiyiz.
510'un 315. sayfasında
Fedailerin Kalesi Alamut
Vladimir Bartol - Koridor Yayıncılık - 2022
734
sm
@smyyeyk
Alıntı
3a
Dilin kararlı ama inancın hiç de öyle değil. Fedakarlık gerektirmeyen şeylere inanmak kolaydır. Ama inancımızı hayatımızla ispat etmemiz gerekirse işte o zaman ak koyun kara koyun ortaya çıkar.
510'un 248. sayfasında
Fedailerin Kalesi Alamut
Vladimir Bartol - Koridor Yayıncılık - 2022
643
smmsuat124
@smmsuat124
Alıntı
3a
Üzerimizdeki yıldızlar sessiz. Sırtımızda yanılgılarımız savrulup gidiyoruz...
510'un 428. sayfasında
Fedailerin Kalesi Alamut
Vladimir Bartol - Koridor Yayıncılık - 2022
737
slman_sgur
@slmansgur
Alıntı
3a
“Gecenin sessizliğinde yalnız onun varlığını hissettim; kalbim titredi.”
510'un 45. sayfasında
Fedailerin Kalesi Alamut
Vladimir Bartol - Koridor Yayıncılık - 2022
714
gulnurnur
@gulnurnur
Alıntı
3a
Onlar için mutlulukların en büyüğü olan şey sende dehşet uyandırıyor olabilir. Lâkin sana sınırsız mutluluk veren bir şey de bir başkasında tahammül edilemeyecek derecede sıkıntı yaratabilir.
510'un 395. sayfasında
Fedailerin Kalesi Alamut
Vladimir Bartol - Koridor Yayıncılık - 2022
684