Bir edebiyat klasiği olan, dünyanın en çok satan bilimkurgu serisi muhteşem Dune efsanesi, ikinci kitabı Dune Mesihi’yle macerasına devam ediyor.
Paul Muad’dib, gezegenlerin hakimi, kutsal savaşın görkemli galibi, prensken devrimci olan bir lider, fanatik bir dini kardeşliğin mesihi…
Fremenlerin başına geçip Dune adıyla bilinen Arrakis gezegenini kontrol etmeye başlamakla kalmayıp evrenin hükümdarı olan Paul, çağlar süren bir düzene son vermiş, bir halkın kurtuluşu olmuş ve bir gezegenin en büyük ütopyasını gerçekleştirmeye ant içmiştir. Ancak zaferinden on iki yıl sonra, tüm bu güçlere sahip olmasının sebebi olan etkenler onun için bir tehlikeye dönüşür. Paul ise öngörülerine rağmen, felaket getireceğini düşündüğü geleceği değiştirmeye kararlıdır.
“İnanılmaz… Dune’a ait her şeye sahip, belki daha da fazlasına.” - Galaxy Magazine
Bütün uygarlıklar, toplumun neredeyse tüm bilinçli çabalarını engelleyebilecek, ona ihanet edebilecek ya da karşı çıkabilecek bilinçsiz bir güçle mücadele etmek zorundadır. -Tleilax Kuramı [ kanıtlanmamış ]
''Fremenler uygar, eğitimli ve cahil insanlar,'' dedi Scytale. ''Deli değiller. Bilmek için değil inanmak üzere eğitiliyorlar, o kadar. İnanç yönlendirilebilen bir şeydir. Tehlikeli olan tek şey bilgidir. ''
Butleryan Cihadı'ndan, ''düşünen makinelerin'' evrenin büyük bölümünde tamamen yok edildiği zamandan beri bilgisayarlara güvenilmezdi. Eski hisler yüzünden, insan bilgisayarlara da şüpheyle bakardı.
Felsefi lakırdılarla zaman harcamayalım. Her sorunun kökeninde tek bir soru yatar: Herhangi bir şey neden vardır? Din, ticaret ve siyaset alanlarına dair tüm soruların kökeni şudur: Güce kim sahip olacak? İttifaklar, kuruluşlar, şirketler güç peşinde koşmazlarsa serap peşinde koşuyorlar demektir. Düşünebilen neredeyse tüm canlıların er geç kavradığı gibi, güç dışında her şey saçmalıktır.