Puan Verin:
Türk Edebiyatı Ötüken Neşriyat

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

0,1 (42 değerlendirme)
1 Takip
0 Beğeni
80 Okuma
2495 İzlenme


Peyami Safa`nın şaheserlerinden Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Türk edebiyatında “insan ruhunun derinliklerinde ve labi­rentlerinde dolaşan ilk roman” olması ve hasta bir insanı ve onun psikolojisini ele alması bakımından önemli bir yere sahiptir. Birçok araştırmacı ve yazar tarafından Türk edebiyatında bir ilk kabul edilen Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Tanpınar dediği gibi, “acının ve ıstırabın yegâne kitabı” olarak hem kemiyet hem de keyfiyet bakımından başka hiçbir eser olmasa da Türk romanının var olduğuna delil gösterilebilecek kudrette bir eserdir. Romanın genç kahramanı, ayağındaki rahatsızlıktan kurtulabilmek için sayısız doktora görünür ve en nihayetinde havadar bir ortamda, stresten uzak bir istirahat dönemi geçirmesi gerektiğine ikna edilir. Ancak, gerek akrabaları olan bir Paşa`nın Erenköyü`ndeki köşkünde misafir kaldığı dönemde, gerekse kendi evi ve hastaneye gidiş gelişlerinde şuurunu adeta bir facia atmosferinde yoğurur. Peyami Safa`nın çocukluk ve gençlik dönemlerinden fazlasıyla izler taşıyan roman, hem umudu ve umutsuzluğu, hem de sevinci ve felaketi aynı sayfalara sığdırabilmiş olması bakımından insanın eşsiz bir tarifini sunuyor.

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu İncelemeleri

Okurların detaylı kitap yorumları ve eleştirileri

rate_review İnceleme Yaz
Mehmet Metin
@mehmetmetin
İnceleme 2a
Kaçınci kez okudum bilmiyorum ama her okuduğumda ayrı bir seviyorum dili anlatamam her şeyiyle mükemmel hastanedeki yaşantıları yaşadıkları sıkıntıları bir hastanın neler düşünebilecegini yaşayabileceğini ruhundaki sıkıntılar her anlatımı ile olaganustu
112 syf. 2024 Okudu
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu
Peyami Safa | Ötüken Neşriyat | 2024
3.139
Rabia Arslan
@rabiarslan
İnceleme 7a
Peyami Safa’nın daha önce yarıda bırakmak zorunda kaldığım bir kitabı vardı. Çünkü gerçekten diline alışmak zordu; oldukça ağır bir dil kullanıyordu. Zaten kendisinin dilinin ağır olduğunu bildiğim için kitaplarını pek tercih etmezdim. Ama Dokuzuncu Hariciye Koğuşu beni gerçekten çok etkiledi. Okurken sürekli “acaba bir sonraki sayfada ne olacak?” diye merak ettim. Üstelik dili hiç de düşündüğüm gibi ağır değildi. hatta bazen keşke bu kadar az sayfa olmasaydı da hikayenin devamı olsaydı dediğim zamanlar çok oldu.

Kitapta, ayağı yedi yıldır alçıda olan ve durumu oldukça kötü olan bir hastanın gözünden hayata bakıyoruz. Aslında o, “belki ayağım iyileşir” umuduyla hayata tutunmaya çalışıyor. Gittiği her doktor bacağının kesilmesi gerektiğini söylese de o bunu kabullenmiyor. Her gün pansuman yaptırmak zorunda kalışıyla birlikte, onun yaşamını ve iç dünyasını adeta kendi gözlerinden görüyoruz.
4 Puan 112 syf. 2024 Okudu
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu
Peyami Safa | Ötüken Neşriyat | 2024
3.749
huriyeçap
@huriyecap
İnceleme 2y
Bu kitabı yıllar önce Beyoğlu Sahaflar çarşısından almıştım.. sahafların çok ayrı bir dünyası var.. sayfalar arasında sıkışıp kalmış hatıralar var. Birilerinin ruhuna dokunan satır altları çizilmiş, kitabın üzerine bırakılan nottaki tarihe bakınca ise o kişi çoktan bu dünyadan göçüp gitmiş. Bazen de bakarsınız ki kenarda köşede bırakılan bir not alıp sizi o kişinin hayatına sürüklemiş. Bu hisler yepyeni bir kitabı okurken yaşanmaz mesela.

Dokuzuncu hariciye koğuşu, ruhu ile bedeni arasında sıkışıp kalmış bir çocuğun hikâyesini, ızdırabını, aşk acısını ve canhıraş ağrılarını konu alıyor. Okurken etkilenmemek elde değil. Yazarın edebi dili muhteşem. Hele ki betimlemeleri...

5 Puan 112 syf. 2024 Okudu
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu
Peyami Safa | Ötüken Neşriyat | 2024
2.956