Hayatta en çok istediğiniz şey, hayattan alabileceğiniz en iyi şey midir?
Epsilon Yayınevi, sizin de kendi gerçeğinizle karşılaşabileceğiniz Büyü Dükkanı`nda sizi bu soruya hazırlıklı olmaya çağırıyor!
Büyü Dükkanı, hayatta istenebilecek her şeyin var olduğu, mucizevi alışverişlerin gerçekleştiği bir mekandır. Ünü ülkenin dört bir tarafına yayılmış olan bu dükkana gelen müşterilerin tek bir hedefi vardır: Kendilerine her şeyin vaat edildiği bu yerden, hayatta en çok istedikleri şeyi almadan ayrılmamak...
Kimisi geçmiş yıllarını geri almak, kimi büyük bir aşk yaşamak, kimi de korkularından kurtulmak için oradadır. İsteklerine biçilen bedeli ödemeye çoktan hazırdırlar. Ancak Büyü Dükkanı`ndaki alışverişler kolay değildir. Çünkü usta satıcının bir kuralı vardır: Müşterisini dükkandan alabileceği en iyi şeyle göndermek... Yaşlı adam ile müşterileri arasında geçen sıkı pazarlıklar, hayata dair önemli sorgulamalar içermektedir.
Hayatta en çok istediğiniz şey, hayattan alabileceğiniz en iyi şey midir?"
Bu dükkân, gerçeğimizle yüzleşmemiz için bize tam olarak bu soruyu soruyor. Hayatta hiçbir şey karşılıksız değildir; her bir arzunun ve isteğin mutlaka bir karşılığı olmalıdır. Gizemli bir dükkânın satıcısı ile müşterileri arasında geçen psikolojik ve zorlu pazarlıklara şahit oluyoruz. Bu dükkânda hayatta arzuladığınız her şeyi satın alma hakkınız var; ancak bu şeyler para karşılığında değil, iç dünyanızdan ödenecek bir bedel şartıyla satılıyor.
Derin ve kısa psikolojik hikâyeler içeren, hacmi küçük ama etkisi büyük olan bu eser; insanı kendi istek ve arzuları üzerine düşünmeye sevk ediyor. Tam bir başucu kitabı diyebilirim. Okumaktan çok keyif aldığım bu kitabı herkese tavsiye ederim. 🤗 Şimdiden keyifli okumalar!
Bazı izler dış dünyada bırakılıyordu, bazıları ise iç dünyalarda... İnsanlık, dış dünyada bırakılanlar kadar, iç dünyalarda bırakılan izleri de taşımayı becermişti bugüne dek.
Hayret! İnsan bazen bir yeniliğini denerken bile, eski alışkanlıklanını tekrar ediyor.Tıpkı bir kumarbazın, kumarı bırakacağım kanıtlamak için bahis oynamas, gibi...
Müşterilerinden biri, mutluluğu bir kibritin alevine benzetmişti. 'Ya esen bir rüzgar söndürür, ya siz üflersiniz, ya da sonuna kadar yanıp, kendiliğinden söner' dediğıni hatırlıyorum. Kibritin alevi önünde sonunda söner ama başka bir kibrit yakma şansınız daima vardır."
"Geçmiş yaşamımda birçok hata yaptım ... Bunlar için pişmanlık duyuyorum. Yanlış kararlar verdim, kayıplara uğradım. Zamanı hovardaca harcadım. Bir gün bir de baktım ki hayat yanımdan geçip gidiyor."