Gabriel Garcia Marquez

Yazar

2

Takipçi

1

Beğeni

962

Görüntüleme

Hakkında

Henüz Gabriel Garcia Marquez hakkında tanıtım yazısı yazılmadı.

Son Takip Edenler

Tümü

Alıntılar

Tümü
luna cornuta
@lunacornuta_
Alıntı
7g
Ölüyü omuzlarından, ayaklarından tutup kaldırdılar. Üstünde kül rengi gömlekle ucuz bir pantolon var, belini siyah bir kayışla tutturmuş. Yalnız sol ayakkabısı var ayağında. Ada'nın dediği gibi bir ayağı kral, bir ayağı köle.
Yaprak Fırtınası
Gabriel García Márquez - Can Yayınları - 2022
1.120
luna cornuta
@lunacornuta_
Alıntı
1a
“Zamanında gösterilen bir kuşkudan daha yararlı bir şey olamaz,”
Aşk ve Öbür Cinler
Gabriel García Márquez - Can Yayınları - 2023
2.075
luna cornuta
@lunacornuta_
Alıntı
1a
...🪽 Ölüye benziyordu, ama gözlerinde denizin ışıltısı vardı.
Aşk ve Öbür Cinler
Gabriel García Márquez - Can Yayınları - 2023
2.006
luna cornuta
@lunacornuta_
Alıntı
1a
...Hayallerle dolu alacakaranlık saatleri, ürkütücü kuşlar, mangle ormanlarının çürümüş yaprakları, hiç yaşamamış olduğu bir geçmişin yürekten duyulan anıları gibi gelmişti ona.
Aşk ve Öbür Cinler
Gabriel García Márquez - Can Yayınları - 2023
2.014
luna cornuta
@lunacornuta_
Alıntı
1a
“Düşünceler kimsenin değildir,” dedi. işaret parmağıyla havada birbiri ardına bir sürü halka çizdi, sonra da sözünü tamamladı: “Tıpkı melekler gibi, oralarda uçuşur dururlar.”
Aşk ve Öbür Cinler
Gabriel García Márquez - Can Yayınları - 2023
1.972
luna cornuta
@lunacornuta_
Alıntı
1a
“Bu arada," dedi Abrenuncio, “ona müzik çalın, evi çiçeklerle donatın, kuşların ötmesini sağlayın, denizde grubu seyretmeye götürün, onu mutlu edebilecek ne varsa yapın.” Sonra da şapkasını havada şöyle bir döndürerek, Latince bir özdeyişle vedalaşıp gitti. Ama bu kez markinin hatırı için çevirisini de yapmıştı: “Mutluluğun iyi edemediğini iyileştirecek ilaç yoktur.”
Aşk ve Öbür Cinler
Gabriel García Márquez - Can Yayınları - 2023
2.103
Gizem Dindaroğlu
@gizemdindaroglu
Alıntı
1a
Kesin olan tek şey ölümdür.
94'ün 92. sayfasında
Benim Hüzünlü Orospularım
Gabriel García Márquez - Can Yayınları - 2023
1.748
Gizem Dindaroğlu
@gizemdindaroglu
Alıntı
1a
Ne yaparsan yap, bu yıl ya da yüz yıl içinde bir gün sonsuza dek öleceksin.
94'ün 88. sayfasında
Benim Hüzünlü Orospularım
Gabriel García Márquez - Can Yayınları - 2023
1.746
Gizem Dindaroğlu
@gizemdindaroglu
Alıntı
1a
Siyasi değişiklikler ve dünyanın yozlaşması sonucu yönetimdeki, hiç kimse artık sanatı ve edebiyatı düşünmez olmuştu.
94'ün 85. sayfasında
Benim Hüzünlü Orospularım
Gabriel García Márquez - Can Yayınları - 2023
1.741
Gizem Dindaroğlu
@gizemdindaroglu
Alıntı
1a
Aşık olarak düzüşme zevkini denemeden ölmeye kalkma sakın.
94'ün 83. sayfasında
Benim Hüzünlü Orospularım
Gabriel García Márquez - Can Yayınları - 2023
1.721

İncelemeler

Tümü
Kitap_kasifii
@kitapkasifii
İnceleme
2a
Kasabada herkesin önceden bildiği bir cinayetin, kimsenin engelleyemediği (ya da engellemek istemediği) hikayesi anlatılır. Santiago Nasar, işlemediği bir suçun “namus” gerekçesiyle öldürüleceğini bilmeden son gününü yaşar. Gerçek suçlunun kim olduğu sır olarak kalır .



Gerçek hayattan uyarlanan bu roman, konunun üzerinden toplumsal çürümeyi ve sorumluluk almaktan kaçışı işler. Okurken sık sık “Acaba bu olaylar bugün yaşansaydı nasıl kitaplar ortaya çıkardı?” diye düşündüm. Kitap boyunca sürekli sorular sorduran ve okuyucuyu düşünmeye iten yazar, ruh çözümlemelerini ve empati kurabilmeyi son derece başarılı bir şekilde aktarmış . Kitap başında olay verilmesine rağmen sonuna kadar merakla okutmasında ne kadar usta bir kalem olduğunun kanıtı .

Ne yazık ki aradan yıllar geçse de “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” mantığı hiç değişmemiş.
Kırmızı Pazartesi
Gabriel García Márquez - Can Yayınları - 2024
626
Mertcan
#Edebiyat - @callmeishmael
İnceleme
3a
“Beklemek cehennemdir. Ama beklerim seni.” - William Shakespeare
Başkahramanımız Florentina Ariza, gençlik zamanlarında birbirlerine mektuplar yazarak aşık olduğu kadın Fermina Daza'yı, aradan geçen onca süreye, onca şeye rağmen tam yarım yüzyıl boyunca bekler. Bir insan bir başkasını ne kadar severse sevsin, bu kadar bekleyebilir mi diye düşünmeden edemedim sayfaları çevirirken. Sanırım bu kitap bir aşktan çok, bir bekleyişin romanı. Pişmanlıklar, yaşanabilecekken yaşanamayan anılar, seçişlerimizin dışında kalan vazgeçişlerimiz, insanın içinde hep bir yara olarak kalıyormuş.

Gabriel García Márquez'in dilinin yer yer sıktığı olabilir fakat bu asla kendini tekrar eden olayların doğurduğu bir bıkkınlık veya usanç değil bana kalırsa; bu, olayları kaleme alış sırasındaki duygu yoğunluğundan ileri gelmekte. Márquez'in kalemine ne denilebilir ki zaten ve kitabın çevirisi de ayrı bir övgüyü hakediyor sanırım.
Kolera Günlerinde Aşk
Gabriel García Márquez - Can Yayınları - 2023
607
faik.yilmaz.9
@faikyilmaz9
İnceleme
3a
Albay 'a Mektup Yok
Albaya Mektup Yok- Gabriel Garcia Marquez Yorum: 2014 yılında 87 yaşında aramızdan ayrılan Marquez 1982 Nobel Edebiyat Ödülü sahibidir. Bu kitap Nobel almasında etkili olsada benim alıp okumamda Nobel almasının hiç bir etkisi olmadı doğrusu. Değişik yazarların , değişik kitaplarını okumaya çalışıyorum. Bu kitapta ilginç geldi aldım, okudum. Kitap emekli olan bir Albay ile karısının etrafında şekillenen bir öykü. Emekli olmasına rağmen uzun yıllar boyu emekli maaşını bekleyen Albay açlık ve yoksulluk İçinde kıvranmakta Knut Hamsun'un Açlık'ındaki gibi açlığı , Albert Camus' un Yabancı'sındaki yalnızlığı çekerken bir yandan da güzel şeyler olacağına dair boş hayaller ile günlerini doldurmaktadır. Kendisine göre daha realist olan karısı bu hayallere inanmamakla birlikte yinede yaşama sevincini kaybetmemeye çalışır. Ama gün geçtikçe umutları azalmakta ve kaçınılmaz sona yani ölüme doğru birlikte ilerlerken hayatın tekdüzeligine de yenik düşerler. Yoksulluk, umutsuzluk ekseninde güzel bir eserdi doğrusu. Tüm dostlara tavsiye ederim
Albaya Mektup Yok
Gabriel García Márquez - Can Yayınları - 2024
615
faik.yilmaz.9
@faikyilmaz9
İnceleme
3a
Kırmızı Pazartesi

Adı: Kırmızı Pazartesi
Yazarı: Gabriel Garcia Marquez
Yayınevi: Can Yayınları
Türü: Roman
Başım Yılı: Ağustos 2015
Sayfa Sayısı: 107

Düşünceler: Marquez 17 Nisan 2014 yılında öldüğünde geride çeşitli alanlarda yazdığı 36 eser , 1982 yılında aldığı Nobel Ödülü ve Uluslararası büyük bir ün bıraktı.

Daha önce " Albaya Mektup Yok" isimli eserini okumuştum. Bu bitirdiğim ikinci kitabı oldu. 1981 yılında 54 yasında ve olgunluk döneminde yazdığı bu eser beni bir önce okuduğum kitabından daha fazla etkiledi.

Kitap işleneceğini herkesin bildiği ama ancak engel olmak için garip bir şekilde hemen hemen hiç kimsenin müdahale etmediği bir cinayet üzerine kurulmuş. Gerçek bir olaydan esinlenerek yazılan bu eser " Büyülü Gerçekçilik " denilen bir tarz ile yazılmış

Bayardo San Roman isimli gizemli ve garip bir adam Angelina Vicario isimli biri ile evlenir. Ama topluma gore temiz çıkmadığı için kocası tarafından ailesine geri gönderilir ( malum ibareyi beni rahatsız ettiği için kasıtlı olarak kullanmadım ) Angelia tarafından olayın faili olduğu söylenilen Santiago Nazar kızın ikiz kardeşleri Pedro ve Pablo tarafından hunharca katledilir.

Olayın ne olduğunu biliyorsunuz, kimin ne şekilde ne için ve nasıl yapıldığını da biliyorsunuz ama yinede büyük bir merakla ,istekle okuyorsunuz bu eseri.

Toplumsal duyarsızlık, namus ,ahlak ekseninde dayatılan toplumsal baskı iklimi insanları bilip bilmeden , yazıkki kesin kanıt aramadan cinayet dahil en ağır suçları işlemeye yöneltiyor. Işte kitap bunları eleştiriyor. Bizim toplumumuzda da benzer davranış eğilimleri varolduğundan daha bir güdülenerek okumamı sağladı. Gerçi yeterince akıcı bir eser zaten. Özel bir nedene ihtiyacınız yok okumak için.

Sonuç olarak içindeki şiddet öğeleri nedeniyle ( cinayetin işlenişi, otopsi ayrıntıları gibi ) gençler haricinde tüm yetişkinlere tavsiye edebiliyorum bu güzel eseri
Kırmızı Pazartesi
Gabriel García Márquez - Can Yayınları - 2024
346
faik.yilmaz.9
@faikyilmaz9
İnceleme
3a
Ağustos 'ta Görüşürüz


Kitabın Adı : Ağustosta Görüşürüz
Yazarı : Gabriel Garcia Marquez
Yayınevi : Can Yayınları
Türü: Roman
Basım Yılı: 2024
Sayfa Sayısı : 88 Sayfa

Düşünceler: 2014 yılında 87 yaşında öldüğünde 1982 yılında kazandığı Nobel ve haklı bir üne sahipti. Okuyucuları onu genellikle Yüzyıllık Yalnızlık kitabı ile tanısa da Albaya Mektup Yok, Kırmızı Pazartesi gibi bir çok etkileyici eseri bulunmaktadır.

Ağustosta Görüşürüz isimli kısa romanı yazarın ölümünden 10 yıl sonra yani yeni yayınlanan en son kitabıdır. Aslında çeşitli gazetelerde Öykü formunda daha önce yayınlanmış olsa da bütün olarak ilk sefer bu yıl basılmıştır.

Eser Ana Magdelina Bach isimli 46 yaşında bir kadının hikayesidir. 27 yıllık kağıt üzerinde mutlu bir evliliği olan Ana her yıl 16 Ağustosta annesinin mezarına gider ve çiçek verip konuşur.

Altı yıl boyunca bu ritüeli yapan Ana 'nın hayatı o gün tanıştığı birisi ile değişir ve evliliğini sorgulamaya başlar.

Aşk, evlilik,pişmanlık, kişisel gelişim, dönüşüm gibi olguları sorgulayan bu eseri ben beğendim. Siz beğenir misiniz bilmiyorum. Okuyun ,görün bence
Ağustosta Görüşürüz
Gabriel Garcia Marquez - Can Yayınları - 2024
453
faik.yilmaz.9
@faikyilmaz9
İnceleme
4a
Yüzyıllık Yalnızlık


Kitabın Adı: Yüzyıllık Yalnızlık
Yazarı : Gabriel Garcia Marquez
Yayınevi : @canyayinlari
Türü: Roman
Basım Yılı: 2012
Sayfa Sayısı : 461 Sayfa

Düşünceler: Yılın 100. kitabını eşimin @_withfeza_ tavsiyesi ve birazda ironi yapıp "Yüzyıllık Yalnızlık" olarak seçtik. Daha önce " Albaya Mektup Yok, Kırmızı Pazartesi, Ağustosta Görüşürüz " romanlarını okuduğum yazarın pasta çileği misali en güzel eserini sona bırakmıştım. Yıl bitmeden okumak nasip oldu.

Yazarın 16 yıl düşündüğü, 2 yıldan az bir sürede yazdığı, benimse 4 günden az bir sürede bitirdiğim eser yazarın 1982 yılında Nobel Edebiyat Ödülü 'nü almasındaki en önemli nedenlerden birisidir.

2014 yılında aramızdan ayrılan Latin Amerika 'da " Gabo " adıyla da bilinen yazar bu eseri ilk olarak 1967 yılında yayınlamıştır

"Büyülü Gerçekçilik " denilen biraz gizemli ve farklı bir tarzda yazılan eser Buendia ailesinin 7 neslini anlatırken aynı zamanda Kolombiya 'nın yakın geçmiş dönemleri anlatır.

Aile , aşk, tutku ,gelenek ,ölüm, yalnızlık gibi olgular trajedi ekseninde işlenir. Yazar çocukluğunun geçtiği "Aracataca " kasabasını bize "Macondo" adıyla sunar. Kitaptaki savaş ise " La Violencia" adıyla geçen İç Savaşın değişik bir yorumla aktarılmasıdır aslında.

Yaşamı Yalnızlık ile ,ölümü ise destansı biçimde, dinsel betimlemeler ile anlatan eseri okurken Kolombiya ile ilgili pek çok şeyde ogrenebiliyoruz.

Dili biraz ağır. Bazı kısımları şiddet ögeleri vb. içermesi nedeniyle kitap yetişkinler için. Karakterlerin isimleri birbirine çok benziyor. Bazen karıştıracak gibi oluyorsunuz. Konsantre olup,sessiz ,sakın bir mekanda okunursa daha iyi olur diye düşünüyorum.

Sonuç olarak mutlaka okunması gereken eserlerden birisi olduğunu düşünüyor, zevkle tavsiye ediyorum
Yüzyıllık Yalnızlık
Gabriel García Márquez - Can Yayınları - 2024
577
Rabia Arslan
@rabiarslan
İnceleme
6a
Gabriel García Márquez’in Kırmızı Pazartesi adlı romanı, şimdiye kadar okuduğum en ilginç eserlerden biri oldu. Roman, Santiago Nasar’ın öldürülüşünü anlatıyor. Fakat asıl çarpıcı nokta şu: bütün kasaba halkı bu cinayetten haberdar, ama herkes çeşitli bahanelerle sessiz kalıyor.

Okurken aklımdan hep şu sorular geçti:
👉 Bir kişi bile çıkıp Santiago’ya gerçeği söylemedi mi?
👉 Herkes mi sustu?

Normalde cinayetler gizli saklı işlenir; burada ise tam tersine herkes biliyor, fakat tuhaf bir şekilde kimse engellemiyor.

Marquéz’in bu kitabı sadece bir cinayet hikâyesi değil; toplumun sorumluluğunu, bireysel duyarsızlığı ve kaderin kaçınılmazlığını sorgulatan derin bir eser.

Sonunda kendime şu soruyu sordum:

“Bir felaketi herkes biliyorsa, neden kimse durdurmaz?”

Beni çok düşündüren, aklımda iz bırakan bu roman artık “unutulmaz kitaplar” rafımda yerini aldı.
Kırmızı Pazartesi
Gabriel García Márquez - Can Yayınları - 2024
1.270
Melisa Arslan
@melisaarslan
İnceleme
7a
Kırmızı Pazartesi, daha ilk cümlesinde Santiago Nasar’ın öldürüleceğini söylüyor ;

“O gün Santiago Nasar öldürüleceğini daha sabahın erken saatlerinde öğrenmişti.”

Okur, “Sonunu biliyorsam neden okuyayım?” diye düşünebilir fakat asıl mesele son değil, oraya giden yolun kaçınılmaz ve trajik oluşu. Küçük bir Latin Amerika kasabasında herkesin işleneceğini bildiği bir cinayet, göz göre göre gerçekleşir. Marquaz, gazeteci titizliğiyle tanık ifadelerini, dedikoduları ve resmi kayıtları harmanlar. Parça parça verilen bilgiler, kırık bir aynanın parçaları gibi birleşerek olayın bütününü ortaya çıkarır.

Roman, kader ile toplumsal sorumluluk arasındaki sınırı sorgulattı. “Biliyorduk ama engellemedik” diyen onlarca tanık, okura derin bir suç ortaklığı hissi yükler. Marquez, bu ilgisizliği şu satırlarla yansıtır ;

“Hiç kimse, olacağı kesin olan bir cinayeti engellemeye yeltenmedi.”

Dil yalın, tempo hızlı, anlatım soğukkanlı. Ne dramatik sahneler uzatılıyor ne de duygular abartılıyor. Bu soğukkanlılık, hikayenin ağırlığını daha da hissettiriyor. Sanki bir gazete haberi okur gibi, ama satır aralarında insan ruhunun en kırılgan yanına dokunuyorsunuz.

Kısacası, Kırmızı Pazartesi, “sonunu bildiğim halde nefesimi tutarak okudum” dedirten, kısa ama ağır etkili bir roman. Kader mi, ihmal mi, yoksa ikisi birden mi? Marquez, bu soruyu okurun zihnine ustalıkla bırakıyor;

“Yaşam, başımıza gelecekleri önceden bilseydik bile, değiştiremeyeceğimiz bir kaderden ibaretti…”
Kırmızı Pazartesi
Gabriel García Márquez - Can Yayınları - 2024
1.473
cmr2010
#Aşk - @cmr2010
İnceleme
8a
AŞK SADECE BİR TUTKU MU ?
Gabriel García Márquez'in *Kolera Günlerinde Aşk* adlı romanı, sadece bir aşk hikâyesi değil, aynı zamanda zaman, sabır ve insan ruhunun derinliklerine dair bir anlatıdır.

Roman, aşkın sadece tutku ve romantizmden ibaret olmadığını, aynı zamanda sabır, fedakarlık ve zamanla gelen olgunlukla da şekillendiğini gösterir
Kolera Günlerinde Aşk
Gabriel García Márquez - Can Yayınları - 2023
1.545
Aimée
@aime
İnceleme
1y
Tüm kasaba halkının işleneceğini bildiği bir cinayetin ayrıntıları...
Toplumun cinayeti 'kırmızı pazartesi'
Toplum duyarsızlığını insan zihnine vura vura anlatan Marquez, sözcüklerin nakışından ziyade, asıl üzerinde durmak istediği toplumsal rollerin ve tabuların geçit vermez ve kırılamaz bir forma dönüşmesidir.
Bundan dolayı hazmedilmesi zor bir yapıt.
Anlamsızlık içinde anlam yaratan bir toplum, kendi içinde oluşturduğu mantıkla kendini haklı kılıyor. Oluşan bu evrensel tavrı, çekmeceden çıkarıp masaya yatırıyor Marquez.

'"Onu bilinçli olarak öldüldük." demişti Pablo Vicario, "ama biz masumuz." "Belki Tanrı katında öylesinizdir." demişti, Peder Amador.
"Tanrı katında da insanların gözünde de." demişti, Pablo Vicario da. "Bu bir namus sorunuydu."' syf48

Farklı toplum yapısına sahip olmamıza rağmen varolan bir gerçek: Namus olgusu. Tüm toplumu kör ve sağır kılabilecek bir güçte. Ve insanın ruhunu köşeye sıkıştıran güçsüz kılma aracı. İşlenen cinayetle temizlenildiğine inanılan bir leke. Bizim toplumumuzda ve yaşadığımız coğrafyada bu kavram 'kadın varlığıyla' ayakta kalıyor, maalesef. Namusun eşiti 'kadın' oluyor. Bekareti zorla ellerinden alınan kadınlar da, bu cinayetin (namusun temizlenmesi olayı) ortadan kaldırılması gereken bir aracına dönüşüyorlar. Kurumsallaşmış bir halde cehaletin seyrini değiştiremiyoruz, kadın olarak.
İşlenen cinayet ile failin yakınlarının üzerine geçen lekenin arındığına inanılıyor. Arınan bir şey yok. Kırmızı siyaha dönüyor. Toplumsal tabular... Yerleşmiş yargılar... Akıl tutulması...
Kırmızı Pazartesi
Gabriel García Márquez - Can Yayınları - 2024
1.300