Mertcan

@callmeishmael
Kitapsever
trip Edebiyat Öğretmeni
location_on İstanbul
calendar_month Kasım 2025 tarihinde katıldı
OKUMALARIM
Tümü
Mertcan
Mertcan , bir kitabı okuyacak.
@callmeishmael
1g
Miras Toprak
Maria Turtschaninoff - Timaş Yayınları
142
Mertcan
#Kültür - @callmeishmael
İnceleme
4g
Bir Kitap Değil, Bir Hafıza: Dede Korkut
Üniversite zamanlarında sınav vakti sorumlu tutulduğumuz için çok umursamadan, bölük pörçük okumalarla Dede Korkut hikâyelerini öğrendiğimi sanıyordum. Aradan geçen yılların ardından insanın içinde gerçekten bu hikâyelere karşı büyük bir merak ve okuma isteği doğuyor. Bu kez kendi isteğimle kitabı raftan alıp okumaya başlayınca ilk hikâyeden son hikâyeye kadar büyülenmişçesine bir okuma süreci yaşadım. Okuyup diğer hikâyeye geçtikçe Mehmet Fuad Köprülü’nün o meşhur sözünü niye sarf ettiğini daha iyi anlamaya başladım. Yaklaşık 550 yıllık bir geçmişe konuk oluyorsunuz.

Beni okurken en çok keyiflendiren şeyler, yer yer hikâyelerin içindeki güldürü düzeyi, olağanüstülük çeşitliliği ve eski zamanlardaki atalarımızın kültür hayatlarına, zihin dünyalarına dair şeyler okumak oldu.
Bu kitabın şöyle de bir durumu var. Nasıl bir beklentiyle elinize aldığınız da önemli. Sadece “okuması çok kolay maceralı bir şeyler“ arıyorsanız okurken zaman zaman yavaşlayabilir, belki sıkıldığınızı bile hissedebilirsiniz. Evet bu kitap heyecan dozu yüksek, okunaklı bir kitap fakat olayların mensur, duygu düşünce ve diyalogların manzum biçimde yazılması ve bazen buna eklenen kimi sözcükler de okumayı güçleştirebiliyor. O nedenle bu kitabı okumak için sakin bir kafaya ihtiyacınız var.


***


Şüphem yok ki bu eser biz Türklerin değil de Batılıların kültürünün bir ürünü olsaydı, şimdiye kadar bunlarla ilgili ne çok çizgi film, dizi, tiyatro ve çeşitli sanatsal yapıt ortaya koyarlardı ve hatta biz bile bunlardan ne çok istifade ederdik. Bu hikâyeler, kesinlikle üstünde çok daha fazla durmamız, çocuklarımıza anlatmamız gereken kültür ürünlerimizden.



Rol model bulamadığı için (üstüne ailenin de cehaleti ve ilgisizliği eklenince) asıp kesmeyi adamlık sanan, iyi yetiştirilmemiş gençlerimize, bu şekilde çürümeden önce küçük yaşlardan itibaren bu hikâyeler anlatılabilse, okutulsa, yani eğitim programımızda yer alsa (ama şu anki gibi dümenden değil ciddi ciddi), aile kurumunu meydana getiren insanların hafızasında yer etse, başka türlü gençlerin de yetişebileceğine inanıyorum. [Tabii ki iyi bir çocuk yetiştirmenin sadece bu kadarcıkla sınırlı olmadığını ben de biliyorum, bu bahsettiklerim, bir evin tuğlalarını sağlam bir harçla dizmek anlamına geliyor.]

Kitabın güzel yanı, çocuklardan ziyade yetişkinlerin de okuyup ders çıkarabileceği bir eser olması.
~

Yapılmış mıdır bilmiyorum ama bu kitaptaki hikâyelerin yapay zekâyla sahne sahne görselleri yaptırılıp çizgi-roman veya resimli baskılı bir kitap da üretilebilir. Büyük bütçeli ve kaliteli dizi-film yapılması gerekliliğinden hiç bahsetmiyorum bile.
Dede Korkut Kitabı
Muharrem Ergin - BOĞAZİÇİ YAYINLARI - 2017
251
Mertcan
Mertcan , bir kitabı okuyacak.
@callmeishmael
4g
Aganta Burına Burınata
Halikarnas Balıkçısı - Bilgi Yayınevi - 1995
187
Mertcan
#Edebiyat - @callmeishmael
Alıntı
6g
Kazan Bey Oğlu Uruz Bey’in Esir Olduğu Destanı
Hüneri oğul babadan mı görür öğrenir, yoksa babalar oğuldan mı öğrenir; ne zaman sen beni alıp kafir hudut boyuna çıkardın, kılıç alıp baş kestin, ben senden ne gördüm ne öğreneyim?
238'in 102. sayfasında
Dede Korkut Kitabı
Muharrem Ergin - BOĞAZİÇİ YAYINLARI - 2017
214
Mertcan
#Kültür - @callmeishmael
Alıntı
6g
Mukaddime
Misafiri gelmeyen kara evler yıkılsa daha iyi.
238'in 14. sayfasında
Dede Korkut Kitabı
Muharrem Ergin - BOĞAZİÇİ YAYINLARI - 2017
260
Mertcan
Mertcan , bir kitabı okudu.
@callmeishmael
8g
İfiyenya Sevda
İsmet Bertan - Remzi Kitabevi - 2011
207
Mertcan
#Edebiyat - @callmeishmael
Alıntı
8g
İnsanın bir tarafı akılsa, bir tarafı his değil mi? Aklınızdan geçeni saklarsınız ama hisleri saklamak zordur. Bakıştan taşar, duruştan kaçar, ağızdan kaçar, kendini ele verir.
134'ün 102. sayfasında
İfiyenya Sevda
İsmet Bertan - Remzi Kitabevi - 2011
303
Mertcan
@callmeishmael
İnceleme
8g
Dünya, sizin zannettiğiniz kadar tozpembe değil sayın aydın(!)lar !
İçinde yaşadığın ülke -malum zaafları nedeniyle- sürekli, sebeplerin en ufağıyla bile çalkalanıyorken; nüfus yapın tehlikede ve sırf bu nedenden dolayı bile geleceğin belirsiz ve millî güvenliğin artık alarm verip çatırdıyorken; korunaklı villanızda yaşayıp şehrin en kenar mahallelerine hiç girmeyen ve tehlikelerden daima uzakta yaşayan bir hümanistseniz yapılacak en iyi şey nedir?
Tabii ki de sıkıntılarını bizzat sizin çekmediğiniz problemler için, çekenlerine ‘tatliş tatliş yaşayın işte:))) tadımızı kaçırmayın’ diyerek “onlar ermiş muradına, biz çıkalım kerevitine ihi ihi”li bir finalle mülteci güzellediğin bir edebiyat başyapıtı(!) kaleme almaktır.

Bu kitabın hangi amaca hizmet ettiğinin farkındayız.

Acaba kör göze parmak sokmayı bıraksanız mı artık?
Şapka
Zülfü Livaneli - Doğan Egmont Yayıncılık - 2022
339
Mertcan
Mertcan , bir kitabı okudu.
@callmeishmael
8g
Şapka
Zülfü Livaneli - Doğan Egmont Yayıncılık - 2022
61
Mertcan
Mertcan , bir kitabı okudu.
@callmeishmael
8g
Son Ada
Zülfü Livaneli - İnkılap Kitabevi - 2023
45
Mertcan
#siyaset - @callmeishmael
Alıntı
8g
Siyaset
Oyunun kurallarını anlamıştık artık; biri geliyor, öteki gidiyordu ama hiçbir şey değişmiyordu. Oyun hep aynıydı.
168'in 173. sayfasında
Son Ada
Zülfü Livaneli - İnkılap Kitabevi - 2023
282
Mertcan
#Edebiyat - @callmeishmael
Alıntı
8g
Aynı denizde, aynı çevre koşullarında yaşayan köpekbalıklarının kötü, yunusların iyi olmasını neyle açıklayabilirdik? Aslında köpekbalığı neye göre kötü, yunus neye göre iyiydi? Belki de iyilik ve kötülük diye bir şey yoktu.
168'in 140. sayfasında
Son Ada
Zülfü Livaneli - İnkılap Kitabevi - 2023
266
Mertcan
#Edebiyat - @callmeishmael
Alıntı
8g
Çünkü bunalan insanların, yalan bile olsa bir umuda sığınma ihtiyaçları, gerçeği söyleyenlerden nefret etmesine yol açıyor.
168'in 139. sayfasında
Son Ada
Zülfü Livaneli - İnkılap Kitabevi - 2023
269
Mertcan
#Edebiyat - @callmeishmael
Alıntı
8g
İnsanoğlu ne garip diye düşündüm, en ummadığın kişide neler var.
168'in 120. sayfasında
Son Ada
Zülfü Livaneli - İnkılap Kitabevi - 2023
274
Mertcan
#Edebiyat - @callmeishmael
Alıntı
8g
Biz insanlar evren hakkında düşünürüz, yargılara varırız ama evrenin bizim hakkımızda ne düşündüğünü hiç merak etmeyiz.
168'in 89. sayfasında
Son Ada
Zülfü Livaneli - İnkılap Kitabevi - 2023
265
Mertcan
#Edebiyat - @callmeishmael
Alıntı
8g
“Halk dediğin değişken bir şeydir,” dedi. “Bugün böyle davranır, yarın tam tersini yapar. Teşvik ve tehdide bağlı…”
168'in 84. sayfasında
Son Ada
Zülfü Livaneli - İnkılap Kitabevi - 2023
268
Mertcan
Mertcan , bir kitabı okudu.
@callmeishmael
8g
Leyla’nın Evi
Zülfü Livaneli - İnkılap Kitabevi - 2024
49
Mertcan
#Edebiyat - @callmeishmael
Alıntı
8g
Geçmişe gömülmek, onu bugünün sıkıntılarından kurtaran bir merhem gibiydi.
232'in 222. sayfasında
Leyla’nın Evi
Zülfü Livaneli - İnkılap Kitabevi - 2024
257
Mertcan
#Edebiyat - @callmeishmael
Alıntı
8g
İnsanların birbirine iyi davrandığı bir dünyanın düşünü kuruyordu.
232'in 192. sayfasında
Leyla’nın Evi
Zülfü Livaneli - İnkılap Kitabevi - 2024
250
Mertcan
#Edebiyat - @callmeishmael
Alıntı
8g
İnsan bir şeyi yitirmeye görsün, gerçek değeri o zaman ortaya çıkıyordu demek ki.
232'in 150. sayfasında
Leyla’nın Evi
Zülfü Livaneli - İnkılap Kitabevi - 2024
253
Mertcan
#Edebiyat - @callmeishmael
Alıntı
8g
Yapayalnız bir hayat mümkün müydü?
232'in 122. sayfasında
Leyla’nın Evi
Zülfü Livaneli - İnkılap Kitabevi - 2024
253
Mertcan
#Edebiyat - @callmeishmael
Alıntı
8g
Hayatta her şeye alışılıyor.
232'in 71. sayfasında
Leyla’nın Evi
Zülfü Livaneli - İnkılap Kitabevi - 2024
239
Mertcan
Mertcan , bir kitabı okuyacak.
@callmeishmael
10g
Uyuyan Adam
Georges Perec - Metis Yayınları - 2022
119
Mertcan
Mertcan , bir kitabı okuyacak.
@callmeishmael
10g
Kapıların Dışında
Wolfgang Borchert - Can Yayınları - 2022
116
Mertcan
#Edebiyat - @callmeishmael
İnceleme
12g
İlmin nurunu, cehlin karanlığı söndürebilir mi?
Yunan mitolojisinde anlatılan bir efsane vardır: Meşhur yılan başlı Medusa. Bu Medusa’nın yüzüne bakan insanlar, gördükleri şey karşısında taş kesilirmiş. Peki hakikatin çirkin ve pis yüzüne bakan insan neye dönüşür?
Işığın, fazla ışığın, mesela bir Güneş’in kendisine uzun süre bakıldığında insanın gözlerini kör edeceği söylenir, peki ya karaya, koyuya, karanlığa da uzun süre bakıldığında insan yine gözlerinden olabilir miydi? Kuyuya uzun süre bakınca kuyu da sana bakar mıydı?

Bu koca roman, insana, hepsi hemen hemen aynı kapıya çıkmaya mecbur bu soruların cevabını, insan zihninin en karanlık labirentlerinde aratıyor.



Elias Canetti’nin karakteri Kien, kitaplarla dolu mabedinden dışarı ancak çok nadir çıkan, çıktığı ender anlarda da hiç kimseyle iletişim kurmaya tenezzül etmeyen, fildişi kulesinden aşağılık halka sadece burun kıvırarak bakan bir Sinologdur. Bütün günlerini, ömrünü, araştırmalar yaparak geçirir. Bu alışılagelen düzenin, o korunaklı kulenin içine, bir gün o beğenmediği alt tabakadan bir insanın girişiyle –yani bir benzetme yapacak olursak, çok dayanıklı bir surda açılmış küçük bir gedikle– bütün hayatının nasıl bir anda değiştiğini, kalelerinin bir bir nasıl işgal edildiğini görmeye başlıyoruz.
Biz tüm bunları görüyoruz ama yazar bize bunları baş karakter Kien’in gözünden gösterirken bir soru da sormayı ihmal etmiyor: Tüm bu gördüklerimiz, bize önünde sonunda aklımızı kaçırtacak, belli ki bundan kaçış da yok, öyleyse tek çare olarak insan gözlerini sımsıkı kapatıp körleşmeli mi? Çünkü görmenin bir aydınlanma değil, lanet olduğu, gözün görmeye değil de delirmeye yaradığı bir atmosferde, delirmemenin bedeli körleşmek mi? Gözleri açarak, her şeyi görerek yaşamanın bedeli keçileri kaçırmakken, hiçbir şeyi görmeyerek aklını korumanın bedeliyse körleşmek midir? Her şeyi görmenin ağırlığı, gözleri en sonunda körlüğe mi sürükler?
Tıpkı Medusa’ya bakmamaya çalışan biri gibi, Kien de hakikatin, toplumun taş kesici bakışından kaçarken, içinden çıkamadığı bir günümüz labirentinde kaybolur. Körleşme, insanın gözünü açtığı takdirde nasıl bir karanlıkta olduğunu gösteren, modern çağın en sembolik trajedilerinden biridir.



***



Elias Canetti bu kitabı tam 26 yaşında yazmış. Yazıldığı dönem, Almanya’da Nazilerin ayak seslerinin yaklaşmakta olduğu 1931 yılı. Zaten bir yerde başa(hem toplumun kendisine hem de iktidar sınıfına) felaket diye nitelendirilebilecek bir şey/birileri gelmeden önce, o yerde toplumsal bir çürüme olmaması kaçınılmaz oluyor. Bu bakımdan 2025 yılında bu kitabı okuyan bir Türk vatandaşı olarak sanki günümüz Türkiye’sinden insan manzaralarını seyrediyormuşum hissine kapıldım pek çok kez: Aynı küçük insanlar, aynı budalalar, menfaat kokusuna üşüşen açgözlü fırsatçılar, her şeyin değerini parayla ölçen ruhsuz hesapçılar, başkalarının yıkımında kendi yükselişini arayan zavallılar, yalanı doğruluk gibi pazarlayan arsızlar, güce tapan dalkavuklar, yozlaşmışlığı ‘düzen’ diye kutsayan küçük insan orduları, haksızlığa alışmış korkaklar, her gün biraz daha utanmayı unutan, rüzgâr nereden eserse oraya savrulan kişiliksiz yığınlar, susarak suç ortaklığı eden sessizler ve sonunda, gördüklerini görmezden gelerek yaşamayı öğrenmiş o kalabalık, o suskun, o bitkin sürü…


***


Bu kitabı keşfedip edineli 6 yıl olmuştu ve o günden beri kitaplığımda okunma zamanını bekliyordu. Nihayet okuduğum için de çok memnunum ama okuması da bir o kadar zor ve yorucuydu. Yazar matruşka gibi sürekli bir şeyin içerisinden başka bir şey, bir düşüncenin içerisinden de başka bir düşünce çıkarıyor, anlatılanlar hiç bitmiyor, hiç mola vermeden son gaz giden bir arabadaymışsınız hissi yaratıyor. Özellikle bilinç akışı tekniğini o dönem gibi erken bir tarihte şahane bir ustalıkla kullanmış. Bir insanın zihnini okurken, farkında olmadan sizi bir anda bir başkasının zihnine yolcu ediyor, bu sefer ondan ayrılıp bir başkasının zihnine ne zaman misafir olduğunuzu ise kimi zaman paragraf bittikten sonra anlıyorsunuz.

Bu kitap bana biraz da kendisinden 10 yıl önce yazılan Gökyüzümüzdü Okyanus’nü anımsattı, orada da baş karakter şeytan, cehennemden yeryüzüne, onları tanımak amacıyla insanların arasına inip yaşamaya başlıyordu ve başına gelmeyen kalmıyordu. Bence her iki kitabı okumuş olanlar da benzer tadı almıştır.


***


Son olarak… Daha önce de zaman zaman yaptığım gibi bu roman ve karakterleri üzerine Chatgpt ile konuşup ayrıntılarından bahsederek bana karakterlerin yaklaşık bir görselini çizmesini istedim ve ortaya şu sonuçlar çıktı:

Peter Kien:
i.hizliresim.com/6f4woph.png

Therese:
i.hizliresim.com/jzdz6r1.png
i.hizliresim.com/qp3i33d.png

Fischerle:
i.hizliresim.com/91tbz0l.png

Kapıcı Benedikt Pfaff:
i.hizliresim.com/oyt9be4.png

Georges Kien:
i.hizliresim.com/n7z4g11.png
Körleşme
Elias Canetti - Sel Yayıncılık - 2024
361
Mertcan
Mertcan , bir kitabı okudu.
@callmeishmael
12g
Körleşme
Elias Canetti - Sel Yayıncılık - 2024
184
Mertcan
#Edebiyat - @callmeishmael
Alıntı
12g
Açıkgöz Odysseus
Kafama bir düşünce takıldığında, ondan haftalar boyu kurtulamıyorum.
565'in 531. sayfasında
Körleşme
Elias Canetti - Sel Yayıncılık - 2024
277
Mertcan
#Edebiyat - @callmeishmael
Alıntı
12g
Açıkgöz Odysseus
Acaba termitler gibi, günün birinde bizler de cinselliği aşmayı başarabilecek miyiz?
565'in 527. sayfasında
Körleşme
Elias Canetti - Sel Yayıncılık - 2024
275
Mertcan
#Edebiyat - @callmeishmael
Alıntı
12g
Açıkgöz Odysseus
…insan dediğin, bir sürü zayıf noktadan oluşma bir yaratıktır…
565'in 519. sayfasında
Körleşme
Elias Canetti - Sel Yayıncılık - 2024
260
Mertcan
#Edebiyat - @callmeishmael
Alıntı
12g
‘Kız kardeş’ diye yorumladım.
İnsanın böyle acı çektirip sevebileceği yakınları olmayınca, dünya kimseye yaşanmaya değer görünmüyordu.
565'in 493. sayfasında
Körleşme
Elias Canetti - Sel Yayıncılık - 2024
261
Mertcan
#Edebiyat - @callmeishmael
Alıntı
12g
Bir Akıl Hastanesi
İnsanlar, bir kafanın içinde ne denli görkemli bir evrenin saklı olabileceğini kestiremiyorlar.
565'in 492. sayfasında
Körleşme
Elias Canetti - Sel Yayıncılık - 2024
266
Mertcan
#Edebiyat - @callmeishmael
Alıntı
12g
Pantolonlar
En iyisi katilleri bir odaya kapatıp üstlerine duvar örmek!
565'in 479. sayfasında
Körleşme
Elias Canetti - Sel Yayıncılık - 2024
263
Mertcan
#Edebiyat - @callmeishmael
Alıntı
12g
Pantolonlar
Bütün bu erkekler yıkıma uğramışlardı, karılarının sözünden çıkmıyorlardı; karılarından nefret ediyorlardı doğal olarak; ama bu nefretlerini genelleştirmek yerine, önlerine çıkan başka kadınlara koşuyorlardı. Biri gülümsemeye görsün, hemen duruveriyorlardı. Kendi kendilerini aşağılıyorlardı.
565'in 471. sayfasında
Körleşme
Elias Canetti - Sel Yayıncılık - 2024
267
Mertcan
#Edebiyat - @callmeishmael
Alıntı
12g
İyi Bir Aile Babası
…insanlık her yıl daha kötüye gidiyordu. Pek yakında polis örgütü kaldırılacak, bütün güç suçluların eline geçecekti. Devlet: Dünya batıyor, ben de artık emekli aylıklarını ödemeyeceğim, diyecekti. Doğuştan kötüydü insanoğlu. Suçlular giderek artacak, Tanrı da buna bakmakla yetinecekti.
565'in 459. sayfasında
Körleşme
Elias Canetti - Sel Yayıncılık - 2024
259
Mertcan
#Edebiyat - @callmeishmael
Alıntı
12g
Düğme
Evet, insan düşlerde istediğini yapabilirdi ama insanın gerçek kişiliği de ancak düşlerde belli olurdu.
565'in 427. sayfasında
Körleşme
Elias Canetti - Sel Yayıncılık - 2024
258
Mertcan
#Edebiyat - @callmeishmael
Alıntı
12g
Düğme
“Neden siz de arkamdan Mekke’ye gelmiyorsunuz? Buralarda Müslüman dünyası parayı sokaklara saçıyor.”
565'in 418. sayfasında
Körleşme
Elias Canetti - Sel Yayıncılık - 2024
229
Mertcan
#Edebiyat - @callmeishmael
Alıntı
12g
Düğme
…insanı kendi düşüncelerinin doğruluğuna en iyi inandıran araç, yine kendi alkışlarıdır.
565'in 415. sayfasında
Körleşme
Elias Canetti - Sel Yayıncılık - 2024
196
Mertcan
#Edebiyat - @callmeishmael
Alıntı
12g
Düğme
Polis hırsızlık yaparken, insandan dürüst olması nasıl beklenebilirdi?
565'in 410. sayfasında
Körleşme
Elias Canetti - Sel Yayıncılık - 2024
194
Mertcan
#Edebiyat - @callmeishmael
Alıntı
12g
Düğme
İnsanlar çalmaktan başka bir şey düşünmüyorlardı; kafalarını dolduran tek düşünce, çalmaktı…
565'in 409. sayfasında
Körleşme
Elias Canetti - Sel Yayıncılık - 2024
192
Mertcan
#Edebiyat - @callmeishmael
Alıntı
12g
Düğme
Polisin varlığının hiçbir işlevi yoktu.
565'in 409. sayfasında
Körleşme
Elias Canetti - Sel Yayıncılık - 2024
193
Mertcan
#Edebiyat - @callmeishmael
Alıntı
12g
Özel Mülkiyet
Kendisi ancak paralı bir kadınla evlenmeyi kabul edebilirdi, bu yüzden de hâlâ evlenememişti.
565'in 398. sayfasında
Körleşme
Elias Canetti - Sel Yayıncılık - 2024
178
Mertcan
#Edebiyat - @callmeishmael
Alıntı
12g
Özel Mülkiyet
Kitleler, yüzeyseldir. Genelde sevmem kitleleri. Ama o gün aralarına karışabilmeyi çok isterdim.
565'in 390. sayfasında
Körleşme
Elias Canetti - Sel Yayıncılık - 2024
176
Mertcan
#Edebiyat - @callmeishmael
Alıntı
12g
Özel Mülkiyet
Ama kitaplığımdan uzak düşmek, inan ki çok acı geldi…
565'in 387. sayfasında
Körleşme
Elias Canetti - Sel Yayıncılık - 2024
172
Mertcan
#Edebiyat - @callmeishmael
Alıntı
12g
Özel Mülkiyet
Nedendi insanların böyle acı çektirmeleri kendi kendilerine?
565'in 386. sayfasında
Körleşme
Elias Canetti - Sel Yayıncılık - 2024
176
Mertcan
#Edebiyat - @callmeishmael
Alıntı
12g
Özel Mülkiyet
Deyiş yerindeyse, zavallı adam aşk acıları içinde kıvranıp duruyordu. Bu denli mükemmel bir insanın başına böyle şeyler gelsin ha!
565'in 376. sayfasında
Körleşme
Elias Canetti - Sel Yayıncılık - 2024
173
Mertcan
#Edebiyat - @callmeishmael
Alıntı
12g
Kadınlar vardır, insan onları hiçbir zaman unutamaz.
565'in 371. sayfasında
Körleşme
Elias Canetti - Sel Yayıncılık - 2024
168
Mertcan
#Edebiyat - @callmeishmael
Alıntı
12g
Özel Mülkiyet
Türlü türlü insan geliyordu dünyaya. Kimileri akıl ve zekâyla, politik yetenekle doğmaktaydı; ama kiminin de kemiklerinin üstü santim yağ bağlamamış oluyordu. Salt bu durum, insanın ne denli çok şeyle uğraşmak zorunda kaldığını anlatmaya yeterliydi. Öyle ki bir aynaya bakacak zaman bile kalmıyordu.
565'in 369. sayfasında
Körleşme
Elias Canetti - Sel Yayıncılık - 2024
167
Mertcan
#Edebiyat - @callmeishmael
Alıntı
12g
Özel Mülkiyet
Oysa kendini öldürecek yerde, ölmüş numarası yapıyordu.
565'in 368. sayfasında
Körleşme
Elias Canetti - Sel Yayıncılık - 2024
169
Mertcan
#Edebiyat - @callmeishmael
Alıntı
12g
Açlık Ölümü
Ölüm hepimizin sonuydu ama önce cahillerin başına gelmeliydi!
565'in 323. sayfasında
Körleşme
Elias Canetti - Sel Yayıncılık - 2024
169
Mertcan
#Edebiyat - @callmeishmael
Alıntı
12g
Açıklamalar
Gün gelir cebinizde kuruş kalmaz. Bu o kadar önemli değil ama ya kitaplarınız da olmasa, ne yaparsınız?
565'in 312. sayfasında
Körleşme
Elias Canetti - Sel Yayıncılık - 2024
170