Şimdi taze bir sabah vardır saçlarının üstünde alnının serinliğinde kahveyi yudumlayan dudaklarında Şimdi taze bir sabah Güne, güneşe, bakan gözlerinin içinde hayata dokunan parmak uçlarında avuçlarının içinde... Can arıyordur sabah da, dünyanın bütün güzelliklerini yaşamaya seninle Şimdi taptaze bir sabah, Bir başka bakıyordur gökyğzünün maviiliklerine Yolun kıyısındaki gökyüzüne yükselen selvilere Şu sessizce akan çeşmeye.. Kuş seslerine Şimdi taze bir sabah senin sıcak nefesinde geziniyordur bir kitabın sayfalarının içinde.. Dokunuyordur nazlı bir çiçeğe Tadını alıyordur yiyeceklerin içeceklerin zevkle Şimdi bir sabah seninle Öyle hoş görünüyor ki gözlerime.. Can atıyorum yaşamaya o sabahı bende...
… Düşüncemizin katlanması mı güzel, Zalim kaderin yumruklarına, oklarına, Yoksa diretip bela denizlerine karşı Dur, yeter! demesi mi? Ölmek, uyumak sadece! Düşünün ki uyumakla yalnız Bitebilir bütün acıları yüreğin, Çektiği bütün kahırlar insanoğlunun. Uyumak, ama düş görebilirsin uykuda, o kötü! Çünkü o ölüm uykularında, Sıyrıldığımız zaman yaşamak kaygısından, Ne düşler görebilir insan, düşünmeli bunu. Bu düşüncedir uzun yaşamayı cehennem eden. Kim dayanabilir zamanın kırbacına? Zorbanın kahrına, gururun çiğnenmesine, Sevgisinin kepaze edilmesine, Kanunların bu kadar yavaş Yüzsüzlüğün bu kadar çabuk yürümesine. Kötülere kul olmasına iyi insanın Bir bıçak saplayıp göğsüne kurtulmak varken, Kim ister bütün bunlara katlanmak Ağır bir hayatın altında inleyip terlemek, Ölümden sonraki bir şeyden korkmasa, O kimsenin gidip de dönmediği bilinmez dünya Ürkütmese yüreğini? Bilmediğimiz belalara atılmaktansa Çektiklerine razı etmese insanı? Bilinç böyle korkak ediyor hepimizi: Düşüncenin soluk ışığı bulandırıyor Yürekten gelenin doğal rengini. Ve nice büyük, yiğitçe atılışlar Yollarını değiştirip bu yüzden Bir iş, bir eylem olma gücünü yitiriyorlar. …
Benimle yaşlansana? Kitap okurum, çay demler, şiir yazarım sana. Ha bir de şükrederim Sonra gözlerine bakar "amin" derim. Amin, bugün de gördüm seni...