BERAT POLAT
@maximusbumbada
İleti
6s
Bazı çiftler birbirlerini en çok seven insanlar değildir sadece…
Birbirlerinin en hassas yaralarını ezbere bilen insanlardır aynı zamanda.

Ve ilişki derinleştikçe şu olur:
İnsan, karşısındakinin tam olarak nereden kırılacağını öğrenir.
Hangi cümlenin boğazını düğümleyeceğini, hangi yaranın hâlâ kapanmadığını, hangi eksikliğin onu çocuk gibi savunmasız bırakacağını bilir.

Bu yüzden tartışmalar bazen “haklı çıkma” savaşından çok,
“Canını en çok kim yakacak?” savaşına dönüşür.

Çünkü öfke anında insan çoğu zaman çözüm aramaz.
Anlaşılmak ister.
Ve anlaşılmadığını hissettiğinde savunmaya geçer.
Savunma devreye girdiğinde de sevgi geri çekilir, yara konuşmaya başlar.

İşte bu yüzden insanlar bazen sonradan pişman olacakları şeyleri bile bile söylerler.
Çünkü o an amaç yakınlaşmak değildir;
karşı tarafın hissettirdiği acıyı ona geri vermektir.

İlk ve Son dizisinde Deniz ve Barış’ın tartışmaları tam olarak bunu gösteriyor.
Deniz, Barış’ın en hassas yerine gider:
annesinin onu fazla koruyarak büyüttüğünü, sorumluluk almayı öğrenemediğini söyler.
“Asıl sorun sende değil, annenin seni yetiştirme biçiminde” der.

Barış ise Deniz’in yarasını çok iyi bilir.
Babasının annesini yıllarca aldattığını, Deniz’in kontrol kaybından neden bu kadar korktuğunu görür.
Ve tam o yaraya dokunur.

Çünkü bazı tartışmalarda insanlar birbirlerini dinlemez artık.
Birbirlerinin çocukluklarına saldırırlar.

En acı tarafı da şudur:
İnsan bazen karşısındakini kırdığı için değil,
kendini o hale gelmiş gördüğü için susup kalır sonra.

Çünkü sevdiğinin yarasını ezbere bilmek,
onu iyileştirmek için de kullanılabilir,
yok etmek için de.
336