Kavruldum el değmez mermer ayazlığında soğuran vantuz içinde dağılır cam kırıklıkları susuz içilir aşk şarabı acı kahve öncesinde göz görmeyen gecede çitten atlatırım koyunları kalkandır sessiz karanlığıma süzülen tutaste bırakılan her bir ağrı yük olur kulaçlarıma tek gerçekliğinin izdüşümüne sarılırım bilonsa (...)