Vebadan saklanacak bir yer bulmak, bazı önlemler almak mümkündü hiç değilse, ama ne mesafe, ne de engel tanıyan ve her yere sızabilen düşünceden nasıl saklanabilir insan?
Ya da önlerinde diz çöküp ağlamak mı gerek? Ama zaten yüz binler gözyaşlarıyla yıkamıyor mu dünyayı, faydası var mı hiç Ya da gözleri önünde kendini öldürmek mi gerekiyor? Öldürmek! Her gün binler ölüyor, peki bunun faydası var mı?
Çocukluktan beri bana hayvanlara eziyet etmememi, merhametli olmamı öğrettiler; okuduğum bütün kitaplar da bunu öğretti ve sizin kahrolası savaşınızdan zarar görenlere öyle aciyorum ki canım yanıyor. Savaş gerçeğinin kendisine alışamıyorum, esasen akılsızca olan bu şeyi anlamayı ve açıklamayı aklım reddediyor. Bir milyon insan bir yerde toplanıp edimlerine haklılık kazandırmaya çalışarak birbirini öldürüyor ve hepsi eşit derecede hasta ve mutsuz. Delilik değil de nedir bu?
"...ve bir kez daha, tıpkı duyma gibi görmenin de aklın önünde ne büyük engel oluşturduğuna ikna oldum: Şu dünyada dâhilerin kör, en iyi müzisyenlerin sağır olmasına şaşmamalı."
Dâhinin bön bir inatla anlayamadığı, onun gerçek dostunun ancak yine kendisi gibi dâhiler olabileceğidir; oysa o, insanımsılara kucak açar – o yarı-insanlar ise dâhinin yeleğinin cebinden saatini yürütmek için dâhinin paçalarından sinsice yukarı tırmanmaktadır!