Siz soylu hanımlar, burada tanımadığınız insanlarla ilgili görevlerinizi yerine getirirken, kızlarınız muhtemelen bir herifin evinde yaka bağır açık, kafa çekiyorlardır. Islahçıların kızları genelde böyle işler yapar. Önünde sonunda bu yola düşerler. Başlarına bir çocuk belası açmayacak kadar bilgili de değildirler. Kahrolası namus ve iffet edebiyatınızla onları evden uzaklaştırırsınız. Ve onlara hayatın gerçeklerini öğretemeyecek kadar meşgulsünüzdür hep. Sizin gibi karılara birinin gerçekleri söylemesi gerekiyor. … Sizler, açık saçık kitaplar okumak, bayağı hikâyeler anlatmak için tuvalete kapanan, sonra da dışarı çıkıp insanların zevkinin içine eden kaltaklardansınız.
Bana asıl tuhaf gelen, insanların yaşama o kadar önem verip ölümü hiç takmaması. O büyük bilim adamları, hayatı uzatmak için o kadar uğraşacak yerde, neden daha mutlu bir şekilde ölmenin yolunu bulmaya çalışmazlar ki sanki? Dünyada benim gibi, ölmek isteyen ancak yeterli cesareti bulamayan yığınla insan vardır herhalde.