Mutsuz olmak için harcadığın tek bir an sana geri gelmeyecek.
Kitabın başkarakteri Maëlle; Paris'te yaşayan, başarılı ama sürekli bir koşuşturmaca içinde olan, kendini hayatın hızlı akışına kaptırmış mutsuz bir kadındır. Bir gün en yakın arkadaşı Romane ile buluştuğunda onun kanser olduğunu öğrenir. Romane, iyileşebilmesi için Nepal'de bulunan çok eski bir tedavi yöntemine ihtiyacı olduğunu söyler ve Maëlle'den bu bilgiyi kendisi için getirmesini rica eder. Maëlle, o yoğun iş hayatının ve koşuşturmacanın içinde olmasına rağmen bu zorlu yolculuğa çıkmayı kabul eder. Fakat bu yolculuğun, arkadaşına şifa aramaktan ziyade kendi içsel yolculuğuna dönüşeceğinden ve asıl kendisinin şifalanacağından haberi bile yoktur.
Kitap, alışılagelmiş roman tarzının dışına çıkarak adeta bir kişisel gelişim rehberine dönüşüyor. Doğu felsefesi ve farkındalık öğretileri, kurgusal bir hikayenin içine son derece ustaca yerleştirilmiş.
Kitapta bize verilen en güçlü mesaj; öfkemizin ve hayal kırıklıklarımızın temelinde aslında egomuzun yattığıdır. Maddi olarak her şeye sahip olsak da manevi olarak ne kadar bomboş hissettiğimiz gerçeği, sayfalarda çok çarpıcı bir şekilde yüzümüze vuruluyor. Herkesin kendinden bir parça bulacağı, sarsıcı bir uyanış hikayesi.
Yazarın notu: 📝 Düşündüm ki eğer her birimiz, diğerini elini uzatırsa bu dünyayı bir gün huzur dolu bir ahenk içinde yaşadığımız daha güzel bir yer haline getirebiliriz.