Nefes almak bayramdır; günün birinde soluksuz kalınca anlar insan… Görmenin nasıl bir bayram olduğunu karanlık öğretir; sevmenin ne demek olduğunu yalnızlık… Bayramdır; elden ayaktan düşmemek, zihinden önce bedeni kaybetmemek, kurda kuşa yem olmayıp “Çok şükür, bugünü de gördük.” diyebilmek… Sevdiklerinle geçen her gün bayramdır. Küsken barışmak, ayrıyken kavuşmak, suskunken konuşmak bayramdır. Evde yalnızlığı noktalayan insan nefesi, akşam kapıda karşılayan yavuklu busesi, sevdalı bir elin tende gezmesi, nice adağın ardından çınlayan çocuk sesi bayramdır. Sonrasında gelen ilk diş bayramdır, ilk söz bayramdır, ilk adım, ilk yazı, ilk karne… bayramdır. Güne gülümseyerek başlamak bayramdır. “İyi ki yanımdasın” bayramdır. “Her şeyi sana borçluyum” bayramdır. “Hiç pişman değilim” bayramdır… Evlatların mürüvvetini görebilmek, eve dolu bir torbayla dönebilmek, konu komşuyla yarenlik edebilmek, akşamları eskimeyen bir keyifle çay demleyebilmek bayramdır. Zamanı donduran eski fotoğraflara nedametsiz bakabilmek, altı çizilmiş eski kitapları aynı inançla okuyabilmek, yol arkadaşlarının yüzüne utanmadan bakabilmek bayramdır. Alnı açık yaşlanmak bayramdır; ulu bir çınar gibi ayakta ölebilmek bayramdır… Bunların kıymetini bilirseniz, değer vermeyi öğrenirseniz her gününüz bayram olur. Meraklanmayın, öyledir diye size deli demezler…