Ben ilk noktai nazarımda musir (ısrarcı) görünen bir adam tavrıyla belki de mukaddemesiz aynı vadide konuşmaya başladım. Vahdettin seri bir intikal ile bana cevap verdi. –Paşa, ben her şeyden evvel İstanbul halkını doyurmak mecburiyetindeydim,İstanbul halki açtı, bunu temin etmedikçe alınacak her tedbir isabetsiz olurdu. Bu cümlenin nihayetinde Zatı Şahane gözlerini kapadı. Ben tilki tabiatında her entrikanın her gün şahidi olduğum yüzlerce misallerinden biri karşısında bulunduğuma büyük teessürle kani oldum. Düşündüğüm şu idi: “Zatı Şahane evvela İstanbul halkını kazanmak istiyor, kendisinin teşebbüsatı atiyesi (gelecekteki girişimleri) için kuvvet ve istinat noktasını burada arıyor.”