Meğer güzeller güzeli zebun edinmiş de haberim olmamış. Meğer gül kokulu mübarek ayaklarına taşlar demiş de farkına varamamışım. Meğer yemenisinin içi kan dolmuş da benim ciğerimde hala kan donmamış! Onun dizlerine taşlar derken benim dizlerimle derman kesilmemiş Ali. Bu utançla yaşanır mı, söylesene Ali, yaşanır mı? O ümmeti için canını pazara sürerken benim hala can taşıyor olmamın küstahlığıyla ve arıyla ne yapayım ben Ali; nasıl ona ümmet olduğumu söyleyeyim?