Türlü türlü insan geliyordu dünyaya. Kimileri akıl ve zekâyla, politik yetenekle doğmaktaydı; ama kiminin de kemiklerinin üstü santim yağ bağlamamış oluyordu. Salt bu durum, insanın ne denli çok şeyle uğraşmak zorunda kaldığını anlatmaya yeterliydi. Öyle ki bir aynaya bakacak zaman bile kalmıyordu.