Mertcan
#Edebiyat - @callmeishmael
Alıntı
13g
Sonsuz Merhamet
“Japonya’da bir türbe ziyaret etseniz, çocuklarla tutuklu kuşların yol boyunca sıralandığını, birbirine bitişik duran kuş kafeslerinin başında çocukların çömelmiş olduğunu görürdünüz. Bu işi yapmak üzere yaratılmış olan küçük yaratıklar kanat çırpmakta ve cik cik ötmektedir. Oraya yolları düşen Budist hacılar, zavallı kuşlara acır. Çocuklar, küçük bir fidye karşılığı kafesleri açar, kuşları salarlar. Hayvanlara fidye vermek, bu ülkelerde sık rastlanan bir durumdur. Eğitilmiş kuşların, havada bir iki döndükten sonra sahipleri tarafından gene kafeslerine buyur edildiği hacıların umurunda mıdır? Tek bir kuş, yaşamı boyunca yüz sefer, bin sefer salıverilir. Onların yaşamı, hacılarda acıma duygusu yaratmak üzere seçilmiş bir tutsaklık demektir. Bu hacıların –birkaç köylü ve son derece cahil olanlar dışında– hepsi, sırtlarını döner dönmez kuşların başına ne geldiğini çok iyi bilmektedirler. Hayvanların gerçek yazgısı onları ilgilendirmez.“

Kien şimdi kıssadan hisse çıkarıyordu: “Bunun gerekçesini anlamak hiç zor değil. Çünkü bu, yalnızca hayvanları ilgilendiren bir konudur. Dolayısıyla bunların bizi ilgilendirmemesi bir gerekliliktir. Onları kendi aptallıkları o konuma sokmaktadır. Neden uçup gitmiyorlar? Kanatlarının ucu kesilmişse, neden zıplayarak gitmiyorlar? Neden tekrar aldanıp kafese giriyorlar? Hayvansal aptallıkları kendi kafalarındadır, bize göre hava hoştur!
565'in 274. sayfasında
Körleşme
Elias Canetti - Sel Yayıncılık - 2024
156