yeni harfler ekledim alfabeme kimsenin haberi yok şişşt sessiz olun, siz de söylemeyin olur mu arada penceremi açıp havalandırıyorum temiz harf görmeyiversin güvercinler hemen tünüyorlar üstlerine güneş yüzlerine gülümsedi kelimeye dönüştüler geçenlerde ah öyle heyecanlılar ki inanmazsınız alt alta dizilince şiir, melodi ekleyince şarkı oluyorlar ben en çok masalsı hallerini seviyorum en masum görünüşleri işte o zamanlar bebek gibiler bir gün canları sıkıldı aldım omuzlarıma çıktım sokağa arabalar, yollar, köprüler, binalar... mızmızlanıp durdular yürüdüm durmadan, dağlara sırtımı dönüp denize doğru yürüdüm ah ne manzara ama dalga sesleriyle birlikte doluştular soluğuma anladım ki nefes kadar ihtiyacım varmış onlara 'simitçi, kahveci, gazozcu şinanay da yavrum hopaşinanay' söylüyordu sezen abla kordon boyunca kıpır kıpır kelimeleri yazdım masmavi sayfalara gemiler kadar görkemli gökyüzü kadar sonsuz hayaller kurdum bir kavanoza beklemeliydi bazı kelimeler çünkü çünkü bekleyen her şey bir gün ulaşır mutluluğa yağmurlu havalarda daha çok uzadıklarını farkettim hele bulutlar küskün olduğunda göğe bütün gün overlok makinemin başında bekledim kelimelere overlok çektim sessizce sökükleri tamir ettim, lekeli yerleri sildim mendille saçaklandıkça kirleniyor çok kullanınca eskiyor susunca kitapların arasına saklanıyorlardı peki ya şimdi ne demeli bu sözleri de alıp yine bir kavanoza mı dizmeli
bazen oluyor hatta çoğu zaman sıkça oluyor in'nsan güzel olan ne varsa (buna "harfler"de dahil) katlayıp arşive kaldırıyor yeri ve zamanı gelince çıkarıp yüz göz olmak istiyor yine yeniden
kavanoz iyi fikir değil sanırım kırılıp dökülenleri yeniden toplamak toparlamak ömrünü alıyor insanın