Aşkı Anlatan Adam
O, aşkı en güzel cümlelerle bilmeden anlatıyordu. Ama hiç âşık olmamıştı. O ise kalbinin ilk kez bu kadar hızlı attığını hissediyordu. Ve bunun adını koymaya cesareti yoktu. 22 yaşında idealist bi...
9. Bölüm

9. Bölüm Zorbalık...

3 Okuyucu
1 Beğeni
0 Yorum
... Miray'dan...

Çaresizlik, insanın elini kolunu bağlıyordu. Ne olursa olsun elden bir şey gelmemesi hem üzüyor hem de korkutuyordu. Hayatım da her seferinde böyle olmuştu. Hep çaresiz hissetmiş ne kadar yanımda arkadaşlarım olsa da bu bana bir şey ifade etmemeye başlamıştı. Hepsini çok seviyordum fakat sanki bu hayatta yalnız kalmak benim için daha güvenli geliyordu. Bu zamana kadar da öyle olmuştu. Yaşadığım kayıplardan sonra kendimi de kaybetmiştim. Sadece kendimi değil çevrem de olan saygımı da kaybetmiştim. Hocalarım beni severdi. Fakat okul da olan arkadaşlar için aynı şey geçerli değildi. İşin garibi bu konuda hep kendimi suçlamam olmuştu. Daha sonra Fatih hoca hayatıma girmişti. Hiç umrumda olmayan zorbalık onun beni kurtarması ile artık umrumda olmaya başlamıştı. Ben de değişmek için kolları sıvamıştım. Yeni bir ben inşa etmiştim. Daha sonra fatih hocayla aramızda çekim olmaya başlamıştı. Her zor durumda kaldığımda yanımda bitmesi, sürekli güzel bakması benim kalbime yabancı bir his veriyordu. Yanında heyecanlanıyordum. Daha sebebini çözemesem de onun bana her sarılışı kalbimi yumuşatıyordu. Şimdi ise bir tane sapık bana dadanmıştı ve fatih hoca ile istemesem de ayrı kalmak zorundaydık. Dünkü gelen kutu ve not ise çok korkmama sebebiyet vermiş soluğu uzak duracağım dediğim hocamın yanında almıştım. Yine her zamanki gibi sarılıp beni güvende hissettirmiş hatta beni kurtarmak için iki hocamla iş birliği bile yapmıştı. Bu da benim hoşuma gitmişti. Şuan ise hocamın kokusuyla uyanmıştım.



Kısa bir telefonuma bakmıştım. Şarjı bitmiş kapanmıştı. Yataktan doğrulmuştum. Hiç uyumayan baran hoca ve Fatih hoca bana gülümsemişti. yataktan kalkıp Fatih hocanın yanına gidip oturmuştum.

" Hocam gözleriniz kıpkırmızı olmuş isterseniz biraz uyuyun"

Fatih hoca

" Yok miray, birazdan kahvaltı hazır olur kahvaltıdan sonra uyurum ben, sen rahat uyudun mu? "

" Evet hocam yatağınız rahatmış "



Fatih hoca gülümsemişti. Kapının çalınmasıyla Baran hoca perdeyi hafif açıp camdan bakmıştı. Sonra bize döndü.

" Esra merak etmeyin, açıyorum kapıyı "

İkimizde kafamızı sallamıştık. Baran hoca kapıyı açmıştı. Esra hoca içeri girmişti. Beni görünce ilk şaşırsa da daha sonra tebessüm etmişti.

" Babama bir sordum şu sim kart olayını, Dediğine göre bunu öyle oyun isteyen sıradan birisi yapamazmış, ya diyor piskopat ya da diyor takıntılı, bulmanın yolu da isim üzerinden yani eğer her sim kart aynı isme kayıtlıysa ki babam bunu hiç zannetmiyor, o zaman belki bulunurmuş ya da telefon sinyaline bakacaklarmış, buraya gelin de detaylı konuşuruz dedi. Yalnız Fatih bu çocuk eğer Miray'a takıntılıysa işimiz zor, böyle manyakların ne yapacağı belli olmaz kızdan uzak durmak yerine kızı koru"



Fatih hoca elini yumruk yapmıştı.

" Pezevenk herif! Uzak durmam lazım bir şey yapacak diye korkumdan duramıyorum. Uzak durmadığım zaman da bu salak tehdit ediyor ki dün ciddi olduğunu da anladık not yollamış kıza, elimden bir şey gelmiyor "



Elini cam sehpaya vurmuştu. Eli kanıyordu. Korkmuştum. Çekinerek elini tuttum. Gözleri beni bulmuştu. Esra hoca ilk yardım dolabından pansuman için malzemeleri bana uzatmıştı. Elinden alıp dikkatle kanı temizlemiştim. Daha sonra da elini bandajlamıştım.



"Hocam bir daha kendinize zarar vermeyin! sizden önemli değil"



Fatih hoca

" Sen beni boşver miray, sizinkilere de Esra'nın dediklerini anlat birlik olun ben yanına yaklaşamıyorum ama baran ile Esra okulda seninle ilgilenecekler"

Esra hoca

" Aynen öyle, sen hiç korkma biz yanındayız"



Baran hoca

" Aynen öyle şimdi kahvaltıya gitmemiz lazım ama siz beraber girmeyin şimdi okulunda dikkatini çekmeyelim "

Fatih hoca

" Onun dikkatini çekme bunun çekme bezdim ha şimdiden! "

Baran hoca

" Yapacak bir şey yok, dayanacaksınız, en azından Miray mezun olana kadar"



Fatih hoca sert bir şekilde baran hocaya bakıyordu Baran hoca da güya gizli gizli gülüyordu fakat bu bizim için açık bir gülmeydi. İlk Baran hoca ile esra hoca yanımızdan ayrılmıştı. Daha sonra etrafı kontrol ettikten sonra ben çıkmıştım. Yemekhaneye girdiğim de grup derin nefes almıştı. Uzaktan belli oluyordu çok endişe etmişlerdi. Kahvaltımı tabağıma alıp yanlarına oturdum. Meseleyi baştan sadece onların duyacağı sessizlikte anlattım. Grup ise Fatih hoca, esra hoca, baran hocanın yanımızda olmasına sevinmiş daha güvenli hissettiklerini söylemişlerdi.



Kahvaltımı bitirmiştim. Bizimkiler hala çay içtikleri için tek başıma kulübeme gitmeye karar vermiştim. Kulübeden çıkmıştım. Arkamdan birinin seslenmesiyle ona dönmüştüm. Ne zamandır yanıma gelmeyen Aylin ve yandaşı yanıma gelmişti.



Aylin

" Ne zamandır görüşemiyoruz, ne iş? seninle fatih hoca niye bu kadar yakın? "

Şaşırmış olsam da belli etmemek için çabuk toparlamıştım.

" Sınıf öğretmenim ya hani, bir de siz beni dışlayıp hor görüyorsunuz o da beni sizden koruyor "



Aylin aramızda olan boşluğu kapatmıştı. Gözlerinden ateş çıkacaktı. Bu kadar delirecek ne vardı acaba? Omzumdan hafif itmişti. Bir adım geri sendelesem de istifimi bozmamıştım. Tekrar açılan boşluğu kapatan Aylin montumun yakasından tutup beni kendine çekti. Kulağıma eğildi.



" Fatih hoca benim! Sen ezik ondan uzak durmazsan yemin olsun senin bu okulda adını çıkarırım. Ayrıca o adam sana bakmaz, ne kadar seninle ilgilense de acıdığı için ilgileniyor başka bir şey anlama sakın, senin yüzünden aramız limoni zaten bir türlü de düzeltemiyorum o yüzden burnunu sokarsan bu sefer ben de seni bitiririm. "



Aylin hızla beni itince dengemi sağlayamayarak yere düşmüştüm. Baran hocanın sesini duymam da bir olmuştu. Yanında esra hoca da vardı. Baran hoca Aylin'in kolundan tutu.

" Öğrencimsin zarar vermek istemiyorum ama bu arkadaşınıza yaptığınız zorbalık yetti, şimdi geç kulübene "



Aylin bir şey dememişti. Gitmişti. Benim ise sinirim bozulmuştu. Fatih hoca onunmuş! Bak sen! Ama ben Fatih hocaya da sorarım, ilk gün o kadar konuşursa onlarla tabiki böyle düşünür. Uyuz olmuştum. Esra hoca beni kaldırmıştı. Ellerimi silkeleyip üzerimi değiştirmek için kulübeme geçmiştim. Telefonumu da şarja takmıştım üzerime de yine bir eşofman takımı giymiştim. Spor ayakkabılarımı da giydikten sonra düşüncelerime dalmıştım. İstemsizce hala Aylin'in söylediklerini düşünüyordum. Aylin'in hocadan hoşlanması neden sinirimi bozmuştu bilmiyordum. Acaba Fatih hoca da ondan hoşlanabilir miydi? Ne de olsa yaş farkı da çok yoktu. Kalbim acımıştı. Nedenini anlamamıştım. Düşüncelerim bizimkilerin odaya girmesiyle son bulmuştu. Herkes etrafıma çökmüştü.

Barış

" Esra hoca söyledi aylin yine zorbalık yapmış sana, bu sefer ne üzerine yaptı acaba? "

" Fatih hocadan uzak dur dedi o benim dedi! "

Melis

" Fatih hoca da çok ona bakar ya "

Mert

" Kızla konuşmuyor bile adam, gelin güvey mi olmuş ayrıca adam bizim hocamız "

Buket

" Yaş farkı çok yok bence olabilir ama Aylin gibi biri hocayı yer "

" Yüz bulmasa böyle konuşmaz ki"

Emir

" Fatih hoca ona yüz vermez ki "

" Bilemem artık"

Açelya

" Yok be fatih hoca ona bakmaz saçmalıyor bence sataşmaya yer arıyor işte"



Bir şey söylemeyi tercih etmemiştim. Fakat sinirim bozulmuştu. Ben onun hesabını şimdi sorardım ona, hızla yerimden kalkıp grubu sallamadan öylece dışarı çıkmıştım. Dikkatli şekilde kulübeye gelmiştim. Kapıyı çalmıştım. Baran Hoca kapıyı açmıştı. Beni içeri almıştı.



Fatih hoca koltuktan doğrulmuş bana bakıyordu. Endişeliydi. Baran hocaya dönmüştüm.

" Perdeleri kapattıp, bizi yalnız bırakır mısın Hocam"

Baran hoca dediğimi yaptıktan sonra kulübeden çıkmıştı. Fatih hoca iyice endişelenmiş görünüyordu.



" Az önce beni aylin zorbaladı! Kimin yüzünden sence? Dur ben söyleyeyim, senin yüzünden! Senden hoşlanıyormuş hanım efendi! O benim dedi! Bu ne demek ya bana açıklasana Fatih! "

Fatih hoca

" Sende buna inandın! Lan ben onunla hiç konuştum mu miray! "

" O zaman neden ümitlenmiş, neden?"



" Aylin beni beğenmiş olabilir ama ben ona bakmam hem tipim değil hem de öğrencim! Bunu nasıl düşünürsün? "

" Bende sizin öğrencinizim bana neden yakınsınız hocam"

Fatih

" Çünkü seni öğrencim olarak görmüyorum. Oldu mu! Göremiyorum! Ne yaparsam yapayım olmuyor, nasıl başardın bunu bilmiyorum. "



Kalbim resmen ağzımda atıyordu. Öğrencim görmüyorum demişti. Bu beni hem sevindirmiş hem de çok heyecanlandırmıştı.



" Ne olarak görüyorsun peki? "

" Yasak olarak görüyorum sen bana yasaksın ama bu beni sana daha çok çekiyor miray, senden kopamıyorum kızım! Ödüm kopuyor o lavuk sana bir şey yapar diye sen bana aylin diyorsun "



Kavgamız baran hocanın girmesi ile bölünmüştü.

" Dondum valla siz devam edin ben yokmuşum gibi "

Fatih hoca

" Bitti zaten miray da gidiyordu. "

Sinirlenmiştim. Beni başından savıyordu. Aramızda olan boşluğu kapatmıştım. Her ne kadar kalbim hızlansa da umursamak istemiyordum. Oda bir adım geri atmıyordu.

" Sen beni baştan mı savıyorsun? "

" Ne alaka, söyledim işte onunla aramızda bir şey olamaz miray! "

" İnanmıyorum! " öyle bir bağırmıştım ki Fatih hoca şaşırmıştı.

" Yeter! Kızım şuan sana laf anlatmaya çalışıyorum, bu siktiğimin odasında üzülme diye laf anlatıyorum. Aylin kim ya, banane ondan beni sen ilgilendirirsin miray, yeter "

" Güzel kız ama "

" Sen daha güzelsin "

Bir şey demeyi tercih etmemiştim fakat yakın durdukça ona daha çok çekiliyordum. Bu neydi böyle?

Fatih hoca

" Miray uzaklaş benden! yoksa pişman olacağım bir şey yapacağım "

" Ne yapacaksın? "



Nefeslerimiz birbirine karışıyordu soruma cevap vermese de ben anlamıştım. İtiraf etmek gerekirse de yapması için içimden dua ediyordum."

Fatih hoca

" Çekilmiyor musun? "

Kafamı olumsuz anlamda sallamıştım. Biraz daha yaklaşmıştı. İşte sonra beklenen olmuştu. Fatih hoca beni öpmeye başlamıştı.



... İyi Okumalarrr!!!...



Yorum Yapın
Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Yorumlar