Sinan Akyüz’ün kaleme aldığı Şahika ve Feraye, iki farklı kadının hayatını ve yaşadıkları zorlukları anlatan etkileyici bir romandır. Kitap, özellikle kadınların toplum içinde maruz kaldığı baskıları ve haksızlıkları gözler önüne seriyor. Okurken bazı sahnelerde üzüldüm, bazı yerlerde ise karakterler adına sinirlendim. Bu da kitabın insana duygu geçirebildiğini gösteriyor.
Şahika ve Feraye karakterleri birbirinden farklı olsalar da kaderleri benzer noktalarda kesişiyor. İkisi de susmaları beklenen, ama içlerinde biriken duygularla hayatta kalmaya çalışan kadınlar. Yazar, bu karakterler üzerinden gerçek hayatta da sıkça karşılaşılan olayları anlatıyor. Bu yüzden kitap bana oldukça gerçekçi geldi.Eğer empati duygusunu alevlendirmek isteyen okurlarımız olursa,bu kitabı çok rahat önerebilirim.
Feraye, daha çocuk yaşta evlendirilmiş, kadın kimliğine zorla itilmiş bir kız çocuğu. Hayatını başkalarının kurallarıyla yaşamak zorunda kalmış biri… Ama zamanla içinde başka bir kadın doğuyor,Şahika. Sessizliğe haykıran, direnç gösteren tarafı…
Sinan Akyüz, gerçekliğin kalbine dokunan bir dille anlatıyor bu hikayeyi. Ferayeyi okurken onunla birlikte yutkunuyorsun, ağlıyorsun, öfkeleniyorsun. Töreye, susturulmuşluğa, kabullenmeye karşı sessiz ama güçlü bir isyan var bu kitapta.
Her kadının içinde bir Feraye, her Feraye’nin içinde bir Şahika olabilir. İşte bu yüzden bu roman sadece bir kurgu değil,bir hakikat aynası.