Japon şiirinde kiraz çiçeklerine dair yüzlerce, binlerce şiir söylenmişti… Eskiler çiçeklerin açmasını sabırsızlıkla bekler… dalından düşüp giden çiçeklere hüzünlenirdi… defalarca, tekrar tekrar aynı şeyleri dillendiren sayısız şiir yazılmıştı… Sachiko küçük bir kızken, bu şiirler ona çok sıradan gelir, pek duygulanmadan okuyup geçerdi. Yıllar geçip yaşı ilerledikçe eski zamanlarda yaşamış bu insanların sadece hoş ve zarif bir söz söyleme kaygısında olmadığını fark etmişti. Kirazların çiçek açmasını nasıl özlemle beklediklerini… sonra en görkemli zamanlarında dökülüp giden çiçeklerin yarattığı hüznü… Sachiko da ruhunun derinliklerinde hissetmeye başlamıştı.
Nazlı Kar bir döneme, farklı bir coğrafyaya,
Japon algısına, kültürüne bir yolculuk gibi...
Dört kız kardeşin odağında gelişen bir *kadın romanı*. Yazar, satırlarında gelenek ve modernlik, Doğu ve Batı kavramlarını sorgularken okuyucusunu da kendisine katılmaya davet ediyor. Kitap adını, Japon şiirindeki bir söz sanatından alıyor. Kiraz çiçeklerinin baharda dallarından dökülmesini kar zannetmek…
Kitabın kurgusu da bu imgeye uygun bir biçimde mevsimlerin döngüsünü aktarıyor, zamanın geçişine duyulan hüznü bize ulaştırıyor.
Türkçeye çevrilmiş bütün Tanizaki eserlerini okuyan biri olarak, “Nazlı Kar” üstadın (benim için) başyapıtı diyebilirim. İlk olarak “Musaşi Lordu'nun Gizli Yaşamı”nı okuyup bayılmıştım yazara, sonrasında diğer kitaplarını da aynı zevkle okumuştum. “Musaşi Lordu'nun Gizli Yaşamı” ile birlikte “Bir Kedi, Bir Adam, İki Kadın” favori kitaplarım olmuştu. Ama “Nazlı Kar” bambaşka bir seviye olmuş. Bütün Tanizaki kitaplarında gördüğüm karakter bu esere de yansımış. Sadelik. “Nazlı Kar” da Makioka ailesinin dört kız kardeşin öyküsü, sekiz yüz küsür sayfada o kadar güzel anlatılmış ki, bin sekiz yüz sayfa olsa yine okunur. Sadelikten kastım, romanın kendine has dili. Aforizmalardan, tumturaklı cümlelerden uzak. Tanizaki hep böyle yazıyor zaten. Anlatılan olayları bir film izler gibi kafanızda canlandırabiliyorsunuz. Bir dönem kitabı olmasına rağmen Japonya hakkında bilgi edinmek isteyenler için güzel bir başvuru kaynağı olarak okunabilir. Geleneksel Japon sanatları, Doğal afetler, gelenek ve görenekler, hızla değişen dünya ile birlikte değişen Japon toplumu… üstelik okurken kendimize hiçte uzak olmayan tespitler barındıran enfes bir roman.