Toplumsal kaygı, kendimizi başkalarının değerlendirmesine sunduğumuzda bizi saran endişedir. Topluluk önünde konuş mak, birçok kişinin bizi beklediği bir odaya girmek, tanımadığımız bir kişiyle konuşmaya başlamak, çoğumuzu kaygılandı ran durumlardandır. Ancak bazı kişilerde bu kaygı oldukça yoğundur ve gerçek bir fobiye dönüşür.
Günümüzde, gençlerin çoğunluğu için iş dünyası, tartışmasız biçimde kabul edecekleri baskılarla karşılaşacakları ilk yerdir. Emir altında çalışan birçok kişinin "emir almayı" oldukça zor kabul etmesi ve şeflerinin meşruiyetlerini sorgulamaları, işte bu yüzden şaşınıcı değildir. Üstelik bu genç ücretliler, şeflerinin o yaşta sahip olmadıkları bir bilgi düzeyine de sahipler.
Edilgin-saldırgan kişilikler, bir saygı eksikliği gibi algılanan her davranışa alınganlık gösterirler. Onlardan sert ya da kibirli bir tarzda istekte bulunmak, hemen düşmanlıklarını çekecek tir. Bir de, kendinizi onların yerine koyun.
- Çocuklarına gerektiği kadar ilgi göstermeyen, onlara kar şı duydukları sevgiyi ve değeri belirtmeyen, güven duygu su uyandırmayan anne ve babalar, çocuklarında, yaşamlarının bağlı olduğu anne babalarına tutunma çabalarını artırmış olurlar.
Bağımlılık insan yapısının bir parçasıdır. İnsanoğlu tam bir ba ğımlılık durumunda doğar. İnsanın yaşamı, varoluşunun ilk anından itibaren, kesin olarak çevresine bağlıdır. Sonraki yıllarda çocukluk döneminde insan, sadece fiziksel açıdan değil, psikolojik gelişiminde de tümüyle çevresine bağımlı kalır.
Depresif kişileri suçlamak çok daha kötüdür, çünkü depresif kişiliklerin büyük bir bölümü zaten, bulundukları durum dan dolayı kendilerini suçlu hissederler; dolayısıyla bu suçluluk duygusuna eklemeler yapmak gereksizdir.
Depresif kişilikler kendileri hakkında pek olumlu şeyler dü şünmezler, bu da üzülmelerine yol açar. Onlara verebileceğiniz en güzel ilaçlardan biri, samimi olmak koşuluyla göstereceğiniz saygı ve sevgidir.
Sorular sorarak dikkatini pozitif yöne kaydırın Bir olay karşısında, depresif kişilik, olayın hep olumsuz yanı nı görme eğilimindedir. Ona göre, bardağın hep "yarısı boştur".
Depresif kişilikler çoğunlukla birçok nedenden dolayı bir sağlık uzmanından yardım istemezler. Tedavi edilmeyen depresyonun insani, hatta ekonomik boyutlu bir bedeli olacaktır.