Kalbinizin Gizli Kayıtlarını Çözmeye Hazır mısınız?
Bazen aşk, içinden çıkamadığımız bir labirent gibi gelir. Hep aynı koridorlarda dolaşır, hep aynı çıkmaz sokaklara varırız. İşte Sibel Biçer'in Aşkın Kara Kutusu, o labirentin duvarlarını yıkıp bize gökyüzünü gösteren bir kitap. Bu kitabı okurken anladım ki, yaşadığımız hiçbir kalp kırıklığı tesadüf değilmiş. Her seçimin, her tartışmanın, her vedanın ardında, çocukluğumuzdan kalma bir fısıltı, farkında bile olmadığımız bir korku varmış. Yazar, bir psikoterapistten çok, sizi anlayan bilge bir dost gibi yaklaşıyor. Akademik terimlere boğmadan, hepimizin anlayacağı bir dille kalbimizin nasıl çalıştığını anlatıyor. Kitaptaki gerçek hayattan alınmış hikayeleri okurken, "İşte bu benim!" dediğim o kadar çok an oldu ki... Yalnız olmadığımı hissettim. En çok da şunu fark ettim: Aşk bir sır değil, kendini tanıma meselesiymiş. Kendi kara kutumun kapağını aralamak, içindeki ses kayıtlarını dinlemek hem ürkütücü hem de inanılmaz derecede özgürleştiriciydi. Eğer siz de kalbinizin fısıltılarını duymak ve o tekrar eden döngülerden çıkmak istiyorsanız, bu kitap size o cesareti verecek.