"Kim Allaha ve hesap gününe inanıyorsa, komşusuna iyilik ve ihsan göstersin... Kim Allaha ve hesap gününe inanıyorsa misafirine ikram etsin... Kim Allaha ve hesap gününe inanıyorsa, konuştuğu zaman ya dilini hayra döndürsün, yahut sussun..."
Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: 'Kıyamet günü kula ömrünü nerede tükettiği, ilmiyle hangi hususta amel ettiği, malını nereden kazanıp nerede harcadığı, bedenini nerede yıprattığı sorulmadıkça ayakları bastığı yerden oynamaz.'
Lazım olan insanın anını bilip Allah'ın huzurunda olduğunu bilip, Allah'a yarar iş yapabilmek... Allah'ın sevdiği ve razı olduğu bir kul olabilmek... Yoksa hepimiz geldik, hepimiz gideceğiz. Buna kimsenin şüphesi yok... Geldik; nasıl geldiysek öylece gideceğiz. Bugün mü, yarın mı; o da belli değil. İnsanın daima hazırlık içerisinde olması lazım!
Biz gökleri, yeri ve bunlar arasında bulunanları oyun ve eğlence olsun diye yaratmadık. Biz onları hak bir sebeple ve hikmetle yarattık. Fakat onların çoğu bunu bilmezler.
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur; Kim dünyada bir müminin hatasını, kusurunu gizlerse, Allah da kıyamet günü onun kusurlarını (diğer mahlukattan) gizler.
Müslim, zikir, Tirmiz'i, Kürşat, ebu davud, edeb, ahmed b. Hanbel, el müsned, es sünenül Kübra,nr.12462
Muhterem, anlayışlı, zeki ve akıllı kardeşim! Sen de nefsine sahip ol. Vaktin boş yere heder olup gitmesin. Çünkü içinde yaşamış olduğun zaman geçip giden bir akıntıdır. Ne yenilenir ne de geri döner.
Resûlullah’ın [sallallahu aleyhi vesellem] şöyle dediğini işittim: ‘Ben, Ebû Bekir ve Ömer beraberce... gittik. Ben, Ebû Bekir ve Ömer beraberce... çıktık. Ben, Ebû Bekir ve Ömer beraberce girdik...
Buhârî, Fezâil, nr. 4, 6; Müslim, Fezâilü’s-Sahâbe, 14; Nesâî, es-Sünenü’l-Kübrâ, nr. 8115; Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, 1/112.