"Devam ederek değişmek, değişerek devam etmek", Ahmet Hamdi Tanpınar'ın kültürel ve toplumsal sürekliliği savunan temel düşüncesidir. Köklere bağlı kalarak yenilenmeyi, özü koruyup kabuğu değiştirerek modernleşmeyi ifade ediyor. Ahmet Hamdi Tanpınar
insanların mutluluğu avuçlarına konan bir kuş sanması ne komik. sürekli sahip olamadıklarıyla dövünüp şikayet etmesi ve bu bahanelerin arkasına sığınıp onları anlayan insanların etrafında pervane olmasını beklemesi hele... bi şarkı dinlemek, bi kitabı bitirmek, kendine pastanede kahve ısmarlamak, tiyatroya giderken ikinci bileti satın alabileceğin bir arkadaşının olması, dua okumak, uzaklara dalmak, dağıldıktan sonra toparlamanın verdiği bütün basit ama güçlü anları yaratmak bizim elimizde değil mi? aşk olsun, kimin yok ki dünya telaşı.
Tıbbi ve aromatik bitkiler atölyesinden yeni çıktım. Atölye sonrası bana da bir çiçek düştü. Aldım kitabıma ayraç yaptım. Çiçekler, bitkiler, böcekler... doğanın her bir parçası hayran kalınası.
İnsanlara karşı duygusal bağınızı kaybettiginizde aslında ne kadar sıradan olduklarını anlarsınız. Onları bu kadar mükemmel gösteren şey sizin sevginiz ve enerjinizdir.
Şiirimi şarkıya dönüştürüp, her gece kızlarımın bu şarkı ile uyumasına ve dinledikçe kendimi mutlu hissetmeme vesile olan değerli @mehmetsamil hocama bin teşekkürlerimle 🙏
Karanlık bir gün ışığı, bulutların ardında saklı güneş, sokaktan gelen çocuk sesleri, bayatlamış çay, okunmayı bekleyen kitap, düşünmekten yorulmuş zihin, sevmekten güçlenmiş kalp, bunları yazarken gülümseyen yüz... Günaydın.
Elindeki kitabın sayfasını kıvırıp şöminenin yanında bulunan yeşil berjere yasladı sırtını. Okuduğu hikâye gerçekleşmesini istediği hayatın bir parçası gibiydi. Gözlerini kapadı, raflarını düzenlediği kitaplığını hayâl etti. Her rafı rengârenk cıvıl cıvıl çocuk kitaplarıyla doluydu. Sabah çocukları nefis kurabiyelerle karşılamak için akşamdan tüm hazırlıklarını tamamlamış, çocukların en sevdiği masal kitabını masanın üzerine bırakmıştı. Bahçeden toplanmış pembe güllerin kokusu evin her köşesine sinmişti. Belki de onlara sürpriz şekerlemeler ve kendi elleriyle diktiği bez bebekleri hediye edebilirdi. Saçlarını iplerle kadayıf teli gibi salık bırakır, gözlerini mavi boncuklarla iğnelerdi. Bu fikir fazlasıyla hoşuna gitmişti. Böyle bir kitapevine hangi çocuk gelmek istemezdi ki... Gözlerini açtı, kıvırdığı sayfayı zarif elleriyle düzeltip kaldığı yerden okumaya devam etti. Zamanın su gibi akıp gitmesine rağmen demlenmiş çayı ile gecenin kör sayfasında kendine bir yer edindi. @huriyecap
Sosyal Kitap üyelerimize ait eserlerin de yer aldığı "ça(y)lakalem dergimizin 2. sayısı çıktı, okurlarını bekliyor. Temin için; https://dergipo.com/urun/cayla ..
cesaretin var mı aşka? ya da bilinmeyen saat uygulaması
Cüneyt Ergün'ün "bilinmeyen saat uygulaması" şarkısına ait o meşhur klibi hatırlamayan yoktur herhalde. Sabah sabah kısa bir kesit olarak karşıma çıkınca, bu kez ertemeleyip izlemeliyim dedim. 2003 yılına ait bir filmmiş ve ben o zamanlar liseye gidiyordum. Şaka gibi 20 küsür yıldır ertelenir mi bi film. Bazen bir film bazen başka şeylerdir bu ertelenişler. Garip...
Julien ve Sophie karakterlerinin büyüdüklerinde bile hâlâ devam ettirdikleri çocukça oyunlarını konu alan değişik bir filmdi. Kendime ayırdığım kısıtlı zamanımın 1 buçuk saatine değip değmediğini düşünüyorum yazarken :) ama aptalca bir gülümseme hissi bırakmış olması çok da zaman kaybı değilmiş gibi geliyor sanki.
Uyumayacaksın Memleketinin hali Seni seslerle uyandıracak Oturup yazacaksın Çünkü sen artık o sen değilsin Sen şimdi ıssız bir telgrafhane gibisin Durmadan sesler alacak Sesler vereceksin Uyuyamayacaksın Düzelmeden memleketin hali Düzelmeden dünyanın hali Gözüne uyku giremez ki... Uyumayacaksın Bir sis çanı gibi gecenin içinde Ta gün ışıyıncaya kadar Vakur metin sade Çalacaksın.
Selam arkadaşlar. Şimdi, şu saatte yarın için mercimek çorbası yapıyorum. Soğanları kavururken; bu çorba bir şiir olsa adı ne olurdu dedim kendime. Sonra size de sormak istedim 😊
Yeni Uğultulu Tepeler uyarlamasına ilk tepkiler: Kusursuz
Emerald Fennell'ın Uğultulu Tepeler (Wuthering Heights) uyarlamasına ilk tepkiler geldi ve film şimdiden "kusursuz" diye anılmaya başladı.
Emily Brontë klasiğinden uyarlanan yapımda Margot Robbie, Catherine Earnshaw'u, Jacob Elordi ise görkemli malikanede birlikte büyüdüğü yetim Heathcliff'i canlandırıyor.
Film, 28 Ocak gecesi Los Angeles'taki prömiyerle ilk kez izleyici karşısına çıktı. İlk yorumlarsa büyük ölçüde olumlu: Eleştirmenler özellikle filmin görselliğini, işçiliğini ve iki başrol arasındaki kimyayı övüyor.
-Şunları bir araya toplayayım. Bir güzel muhabbet edelim- diye düşündüm.; Mutfak işinden de anlarım. Donattım sofrayı. Bayağı uğraştım. Hepsinin, ayrı ayrı ne yemekten, ne içmekten hoşlandığını iyi bilirim. Bayağı da para gitti. Birinin yediğini öbürü yemez. Ötekinin içtiğini beriki içmez. Dört kişilik sofra kurdum. Mumları da yaktım. Bak hepsi, Erick Satie severdi. Hatırladım. Müziği de ayarladım. Geldiler. 20 yaşında ben, 35 yaşımda ben, 40 yaşımda ben ve bugünkü ben dördümüz. Birden 20 yaşımı, 35 yaşımın karşısına oturttum. 40 yaşımın karşısına da, ben geçtim. yirmi yaşım, otuz beş yaşımı tutucu buldu. Kırk yaşım ikisinin de salak olduğunu söyledi. Yatıştırayım dedim. -Sen karışma moruk- dediler. Büyük hır çıktı. Komşular alttan üstten duvarlara vurdular. Yirmi yaşım kırk yaşıma bardak attı. Evin de içine ettiler. Ben de kabahat. Ne çağırıyorsun tanımadığın adamları evine… Can Yücel