Çanakkale Türküsü, Çanakkale Savaşı'nın zorluklarını, askerlerin yiğitliğini, vatan sevgisini ve şehitlik mertebesini anlatan, savaş sırasında askerler arasında doğup halka yayılan epik bir ağıttır;
sözleri, savaşın dehşetini ve moral yüksekliğini yansıtan mektuplardan ve tarihi gerçeklerden ilham almıştır ve savaşın sembollerinden biri haline gelmiştir. Türküdeki "Aynalı Çarşı", savaşta bombalanan tarihi bir çarşıya atıfta bulunur.
Affa mazhar olmak, sadece kelimeleri tekrar etmek değil, kalbin bütünüyle Allah'a yönelmesi demektir. Allah Resûlü (sas), Kadir Gecesi'nin de içinde saklı olduğu bu son on gün için bizlere şu muazzam yakarışı öğretmiştir: "Allâhümme inneke afüvvün tuhibbü'l-afve fa'fü anni. Allah'ım! Sen af-fedicisin, affetmeyi seversin, beni de affeyle." [Tirmizî, "Da-avat", 84]
İnsanın hayatta en kıymetli şeyi zamandır, para değil. Çünkü zaman hiçbir şekilde telafi edilemez, yerine konamaz. Para gelir, zaman gelmez. İlber Ortaylı
Ne yaşadıysanız yüzünüze yansır. İnsanın yüzü bir kitap gibi okunabilir. İfadeniz bomboşsa da hiçbir şey yaşamadığınız fark edilir. Bundan kurtulmak mümkündür; yaşayın, monotonluktan uzaklaşın, gezin, görün, keşfedin, başkalarıyla ilgilenin, okuyun, sevin. Bunları dolu dolu yapın ki izleri yüzünüze yansısın. Yüzünüz ifadesiz kalmasın. İlber Ortaylı
Bütün hayatım boyunca düşündüm, sevmenin ne demek olduğunu anlamaya çalıştım; fakat işin en garip yanı, sevmenin sadece bir duygu değil, aynı zamanda bir eylem olduğunu fark edebilmemdi."
Gönül Dağı", insanın gönül yarasını, aşkın dağlayıcı gücünü ve kalpten kalbe giden bilinmez yolu anlatan, Kırşehir yöresine ait derin bir bozlak türküdür. Hikayesi, gönül kırıklıklarının yarattığı hüzün ve acının mecazi olarak "dağlanması" metaforuna dayanır. ?si=zsL4S6E0qLc8cvKg
12 Mart 1921, İstiklal Marşı'nın TBMM tarafından kabul edildiği, bağımsızlık aşkının ve milli ruhun mısralara döküldüğü tarihi gündür. Mehmet Akif Ersoy'un "Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın!" sözüyle simgeleşen bu gün, milletin azim ve fedakarlığının en büyük nişanesidir. Mehmet Akif Ersoy
Her şeyin kendiliğinden çözüldüğünü biliyoruz ama hiçbir zaman bu gerçeğe güvenmiyoruz, bunu görmemezlikten geliyor ve kafamızı cehenneme çeviriyoruz.
Bu gece geç saatte gökyüzüne bakıp yıldızları seyrettim. Sanki onlara ilk kez bakıyormuşum gibi geldi. Büyük bir şaşkınlığa uğradım. Yıldızlar üzerimde olağanüstü bir etki bıraktılar.
Başka insanların değerini hakkıyla biçebilenlerin sayısı çok az. Bu bir doğa vergisi. Hatta, bu yeteneğe sadece muhteşem insanların sahip olduğunu söyleyebilirim.
Evrensel yok oluşa karşı direnç gösterecek tek şey, sevgi ve güzelliktir. Dünyayı bir tek sevginin kurtaracağına inanıyorum. Onsuz her şey yok olacak. Bu olmaya başladı bile.
Keşke insanlar dünyayı kurtarmak yerine kendilerini kurtarmak isteseler, keşke dünyayı ozgurlestirmek yerine kendilerini özgürleştirmek isteseler; işte o zaman dünyanın kurtuluşu ve insanlığın bağımsızlığı adına çok şey yapmış olurlardı.
Farkındalık, düşüncelerimiz, duygularımız, vücudumuzdaki hisler ve etrafımızdaki ortamla ilgili anlık bilinçliliğimizi sürdürmektir. Farkındalık, aynı zamanda kabulleniş’i içeriz