Karadeniz Teknik Üniversitesi

Karadeniz Teknik Üniversitesi

12 üye
Tuba Nasuhbeyoğlu
#Edebiyat - @ekim1917
İleti
7a
Şeyh sadi şirazi
Tufanın dibinde oturan
Vücudumun bütün dallarını
Tabiatın hışmıyla kır
Ey kervancı, ey kervan!
Leyla'mı nereye götürüyorsun?
Leyla'm, canım ve yüreğim olduğu halde?
Ey kervancı, nereye gidiyorsun?
Leyla'mı niçin götürüyorsun?y:329472
750
Tuba Nasuhbeyoğlu
#Edebiyat - @ekim1917
İleti
7a
"İşte buradayım, hâlâ ayaktayım. Rüzgârın söndüremediği küçük bir ateş."

Sylvia Plath Sylvia Plath
793
Tuba Nasuhbeyoğlu
#Edebiyat - @ekim1917
İleti
8a

“her şey geçip gidiyor.
bu zamana kadar yaşadığım, soğuk bir cehennemi andıran sözde ‘insan’ dünyasında tek gerçek şey bu.
her şey geçip gidiyor. ” İnsanlığımı Yitirirken
827
Tuba Nasuhbeyoğlu
#Edebiyat - @ekim1917
İleti
8a

Ben bir hiçim, rüzgarım, gökyüzüyüm
944
Tuba Nasuhbeyoğlu
#Edebiyat - @ekim1917
İleti
8a
İnsanlığımı Yitirirken
Karşılıklı olarak birbirlerini kandırıp, üstelik ne tuhaftır ki, hiçbir yara almadan, sanki bunun farkında değillermiş gibi gerçekten çarpıcı, berrak ışıltılar yayan şen inançsızlık örnekleriyle dolu insan yaşamı. İnsanlığımı Yitirirken
1.036
Tuba Nasuhbeyoğlu
#Edebiyat - @ekim1917
İleti
8a
Maksim Gorki
Vanka, senin iyi kitaplar okuman lazim , üzerine cok fazla gereksiz şey sinmiş
865
Tuba Nasuhbeyoğlu
#Edebiyat - @ekim1917
İleti
8a
Nazım Hikmet
"Seni asarlarsa
seni kaybedersem,"
diyorsun,
"yaşayamam!"

Yaşarsın, karıcığım,
kara bir duman gibi dağılır hatıram rüzgarda;
yaşarsın, kalbimin kızıl saçlı bacısı,
en fazla bir yıl sürer
yirminci asırlarda
ölüm acısı.
820
Tuba Nasuhbeyoğlu
#Edebiyat - @ekim1917
İleti
8a
Mahmud Derviş
Unutulacaksın, hiç olmamışsın gibi

Unutulacaksın bir kuşun ölümü gibi

Terk edilmiş bir kilise gibi unutulacaksın,

Geçici bir aşk gibi

Ve kar altındaki bir gül gibi... unutulacaksın
1.060
Tuba Nasuhbeyoğlu
#Sinema - @ekim1917
İleti
8a
- kimsiniz?
- ben ölümüm.
- benim için mi geldiniz?
- nicedir yanınızda yürürüm.
Yedinci Mühür Ingmar Bergman
998
Tuba Nasuhbeyoğlu
#Sinema - @ekim1917
İleti
8a
"Henüz birlikte gülecek veya konuşacak kadar vaktimiz olmadı. Bilmek istiyorum. Kalbin benimle mi, değil mi?"

Zeytin Ağaçları Altında
(Abbas Kiarostami, 1994)
1.152
Tuba Nasuhbeyoğlu
#Sinema - @ekim1917
İleti
8a
"Kirazın tadından vazgeçmek mi istiyorsun?"

🎬: Kirazın Tadı (1997)
📽: Abbas Kiyarüstemi

1.145
nurten
#Yaşam - @mavikum
İleti
9a
"Hepimiz yeniden doğmalıyız sonra bir daha ve bir daha..."
George Bernard Shaw
1.146
Tuba Nasuhbeyoğlu
#Edebiyat - @ekim1917
İleti
9a
Can Yücel
Sen miydin o yalnızlığım mıydı yoksa
Kör karanlıkta açardık paslı gözlerimizi
Dilimizde akşamdan kalma bir küfür
Salonlar piyasalar sanat sevicileri
Derdim günüm insan arasına çıkarmaktı seni
Yakanda bir amonyak çiçeği
Yalnızlığım benim sidikli kontesim
Ne kadar rezil olursak o kadar iyi Can Yücel
1.005
Tuba Nasuhbeyoğlu
#Edebiyat - @ekim1917
İleti
9a

Karanlik sözler yaziyorum hayatim hakkinda
öyle yoruldum ki yoruldum dünyayi tanimaktan
saçlarim çok yoruldu gençlik uykularimda
acilar çekebilecek yasa geldigim zaman
aciyla ugrasacak yerlerimi yok ettim.
Ve simdi birçok sayfasini atlayarak bitirdigim kitabin
basindan baslayabilirim.
868
Tuba Nasuhbeyoğlu
#Edebiyat - @ekim1917
İleti
9a
Füruğ Ferruhzad
Yorgun, solgun ve örselenmiş
Gidiyorum harabe evime
Sizin kentinizden tanrıya
Götürüyorum coşkun kalbimi

Götürüyorum o uzak noktaya ki
Günahın renklerinden arındırayım
Bu denli yersiz ve boşuna istekten
Aşkın lekesinden arındırayım
1.024
Tuba Nasuhbeyoğlu
#Edebiyat - @ekim1917
İleti
9a
Yiğit Nasuhbeyoğlu
hırçın dalgalar yağıyor gökten sessizce,
gizlice bakıyor tepeden dereye,
deryanın hırcın ağlamasıyla mateme,
derlenmiş bir boşluğa sığıyor anlamsızca.

uzun bir boşluk uzanıyor uzunca,
belkide usülsüz bir çığlığa,
uzun, garip bir sırtlığa,
son soruyla, bir tırlığa sanki.
954
Tuba Nasuhbeyoğlu
#Edebiyat - @ekim1917
İleti
10a
Ülkü tamer
Aman, kendini asmış yüz kiloluk bir zenci,
Üstelik gece inmiş, ses gelmiyor kümesten;
Ben olsam utanırım, bu ne biçim öğrenci?
Hem dersini bilmiyor, hem de şişman herkesten.

İyi nişan alırdı kendini asan zenci,
Bira içmez ağlardı, babası değirmenci,
Sizden iyi olmasın, boşanmada birinci…
Çok canım sıkılıyor, kuş vuralım istersen.
967
Tuba Nasuhbeyoğlu
#Felsefe - @ekim1917
İleti
10a
Ahlakın soykütüğü
Dünyadaki varoluşunun hiçbir amacı yoktu; “insana ne gerek var?” sorusu yanıtsızdı; insan ve dünya için isteme eksikti; her büyük insan yazgısının ardında, nakarat olarak koca bir “Boşuna!” çınladı.

Ahlakın Soykütüğü Üstüne
1.072
Tuba Nasuhbeyoğlu
#Edebiyat - @ekim1917
İleti
10a
Hoş geldin!
Biz
bıraktığın gibiyiz.
Ustalaştık biraz daha
taşı kırmakta,
dostu düşmandan ayırmakta...
Hoş geldin.
Yerin hazır."

Nâzım Hikmet Nazım Hikmet Ran
1.150
Tuba Nasuhbeyoğlu
#Sinema - @ekim1917
İleti
10a
Abbas Kiyarüstemi Kirazın Tadı filminden
– Sabah uyandığınızda hiç gökyüzüne baktınız mı? Şafakta güneşin doğuşunu izlemek istemez misiniz? Günbatımında, güneşin kırmızısını ve sarısını artık daha fazla görmek istemiyor musunuz? Dolunaylı geceyi yeniden görmeyi istemez misiniz? Gözlerinizi kapatmak mı istiyorsunuz? Kirazların lezzetini bırakmak mı istiyorsunuz?
1.251
Tuba Nasuhbeyoğlu
#Edebiyat - @ekim1917
İleti
11a
Sadi-i Şirazi
Ey her derde deva olan hazine!
Bak da gör dertlileri!
Merhem senin elindeyken
Yaralı bırakıyorsun bizi.

Lazım bir ömür daha;
Ölümümüzden sonra.
Zira süren ömrümüz
Geçti umutlanmakla.
1.022
Tuba Nasuhbeyoğlu
#Edebiyat - @ekim1917
İleti
11a
Yiğit Nasuhbeyoğlu
"etrafı yıldızlar çevirirken ,eliyle yıldızları gösteriyor "elini uzat yıldızlara ,belki gerçekliğin ışığına,belki sonsuzluğun hakikatine,yaşamın ve ölümün amaçına" diyor matemin ve hüznün göz yaşına,"kalbini aç dünyanın ve insanların ruhunu etki et ölüme,barışa ve kupaya",ağladı mateme ve ruhuna,göl oluştururke göz yaşları,yaşlanıyor hayatının dalgaları"
916
Tuba Nasuhbeyoğlu
#Edebiyat - @ekim1917
İleti
11a
Oğlumun hikayesi
"Ne kahraman gençlerdi onlar!.. Boralarda, soğuk ve karanlıklarda ne fedakarlıklar gösteriyorlardı!.. Hayatı ve özgürlüğü candan seviyor ve bunlar için yılmadan savaşıyorlardı!..
809
Cerence
#Yaşam - @cerence
İleti
1y
İnsan beyni; sen onu neye inandırırsan onu sana yaşatır.
Seneler önce amcamın vücudu deyim yerindeyse çürümüştü. Kanser içini bitirmiş dışına çıkmıştı. Sırtı, karnı, kolları yara bereden gözükmüyordu. Çoluk çocuk herkesten bir çare dileniyordu.

Birgün babam "Sana Ankara'dan özel ilaç getirttim. Ağrı, acı kalmayacak." dedi ve cebinden çıkarttığı bir şiseyle gazlı bezleri, pamukları ıslatıp ıslatıp silmeye başladı abisinin yaralarını.

Amcam rahatlamıştı. ''Oh dünya varmış bu ilaç çok iyi geliyor bana, bütün acımı hafifletiyor diyordu. Sürerken yatağa dökülen her ilaç damlasına çok üzülüyor "Aman dikkatli sürün yatağa damlatmayın, ziyan olmasın, ilacım bitmesin" diyordu.

Amcam her acı çektiğinde şehir dışından gelen özel ilaçla yani bildiğimiz SU ile siliyorduk yaralarını. Amcam çok mutluydu acıdan kıvranan halinde bile zoraki olsa da gülüyordu çünkü ilaç sandığı su işe yaramıştı.
1.309