Hayatımın hiçbir bölümünde kimsenin beni sırtında taşımasını beklemedim. gökyüzünü avuçlarıma bırakmasını da istemedim kimseden, dağları ayaklarıma sermesini de. Değer verdiğim insanları çok ince düşündüm hep. Basit şeyler için kırıldığım her hikayenin sonunda hep bir haklılık savunması vardı. Biri için hiçbir şey yapmamanın ona kötülük yapmaktan bir farkı olmadığını da anlayamadılar. Oysa sıradan birilerinin kötülükleriyle değil, kendisi için özel olan kişilerin umursamazlığıyla incinir insan.