alihaydarkoyun
#Sevgi - @alihaydarkoyun
İleti
7s
Bir Kalbin Açlığı
Bazı insanlar vardır, karnı tokken bile açtır. Çünkü asıl açlık midesinde değil, kalbindedir. Sevilmek ister insan, bazen bir sözle, bazen bir bakışla, bazen sadece birinin yanında susarak. Hepimiz biraz sevilmekle iyileşiriz aslında. Bir omza yaslanmakla, adımızın özlemle anılmasıyla, varlığımızın bir başkasının dünyasında yer etmesiyle.

Sevgi bir lüks değil, bir ihtiyaçtır. Tıpkı su gibi, ekmek gibi, hava gibi. Ama çoğu zaman buna en çok ihtiyaç duyanların sesi en az duyulan ses olur. Sevgiye muhtaç insanlar sessizdir. Çünkü ne kadar haykırsalar da karşılık bulamamaktan korkarlar. Kendi içlerine kapanırlar. Bir tebessümün, bir "Nasılsın?"ın hasretiyle yanıp dururlar.

Sevmekse cesaret ister. Yüreğini açmayı, incinmeyi göze almayı… Çünkü sevgi kırılgan bir çiçektir. İlgiyle, sabırla, emekle büyür. Ama ne yazık ki, bu çağda en çok sevgi ihmal edilir. Koştururken birbirimizin yanından geçer, göz göze gelmeden yürür gideriz. Birine zaman ayırmak, kalbini anlamaya çalışmak artık neredeyse unutulmuş bir dil gibidir.

Oysa en derin özlemlerimizden biri, başka birinin size "Sen varsın ve bu yeter," demesi değil mi? Gözlerimizin içine bakarak "İyi ki varsın," diyebilen birine rastlamak... Ve biz de onu öylece, karşılıksız, pazarlıksız, olduğu gibi sevebilmek...

Sevilmeye duyulan açlık, belki de bu yüzden bu kadar derin. Çünkü içimizde bir yer, hâlâ çocuk gibidir. Kucağa alınmak, başı okşanmak, önemsenmek istiyor. Ve bunu dile getirmekten utanıyoruz çoğu zaman. Çünkü yetişkinliğin bize öğrettiği en büyük yalanlardan biri, "Güçlü olmak, duygusuz olmaktır." sözüdür.

Ama biliyoruz ki, gerçek güç, kalbini açık tutabilmektir. Sevmekten vazgeçmemek, defalarca kırılmış olsa bile hâlâ umut etmek...

Ve belki de bir gün, sevilmeyi hak ettiğine inanmaktan vazgeçmiş kalpler, bir başka kalpte kendine bir yer bulur. Belki bir gün, “Benim için buradasın, bunun farkındayım,” diyen biri çıkar karşımıza. O zaman içimizde yıllarca kilitli kalmış o kırılgan çocuk, nihayet sarılır yaşama.

Çünkü bazen bir mesajdır iyileşmek, bazen bir beklenmedik kucaklaşma, bazen bir suskunlukta anlaşıldığını bilmek... Birinin gözlerine bakıp, "Senin için buradayım," diyebilmektir sevgi. Ve o anda, dünya tüm karmaşasıyla bir kenara çekilir, sadece iki kalp kalır geriye; birbirine dokunan, birbirine iyi gelen...

Bu yüzden belki de en büyük devrim sevgiyle başlar. Birine, "Seni duyuyorum, seni hissediyorum," diyebilmekle. Çünkü bazen bir tek sevgi yeter; bir hayatı kurtarmaya, bir yüreği onarmaya, bir insanı yeniden hayata döndürmeye...

Ve belki bir gün, sevgisizliğe alışmış bu dünya, yeniden hatırlar o en eski gerçeği. Sevmek, en insanca ihtiyacımızdır. Ve sevilmek, herkesin hakkıdır.

Ama hâlâ bekleyen kalpler var bu dünyada. Bir kapının çalmasını, bir mesajın gelmesini, birinin adını seslenmesini bekleyen… “Ben buradayım, seni unutmuyorum,” diyen bir ses arayan... Bazen o ses bir cümleye sığar.

“Neredesin, didarını sevdiğim yâr?”

Çünkü bazen sevmek, sadece özlemek değildir. Bazen sevmek, birini yokluğunda da var kabul etmektir. Adını anmak, kalbinde yer açmak, sessizce içinden çağırmaktır. Ve umut etmek… Belki bir gün o da seni duyar diye.

Sevgi budur işte. Bir kalbin açlığını bir başka kalple doyurabilmektir. Sözle, bakışla, varlıkla. Yalnız olmadığını hissettirmekle.

Ve belki de bu yüzden, her insan, bir başka insanın duasıdır. Bir başka insanın bekleyişi, bir başka kalbin açlığıdır…

Ali Haydar KOYUN
Yazar/Aktivist

Not: Bir Kalbin Açlığı başlıklı yazım aynı zamanda Ça(ya)lakalem Edebiyat Dergisinin ikinci sayısında yer almıştır.
3 416
Emeğinize, yüreğinize sağlık hocam.👏
7s
Rica ederim ne demek Huriye Hanım, asıl sizlerin de emeğine sağlık daha nice sayılara dileğiyle tekrar başarılar diliyorum
7s
Amin inşallah 🙏😊
7s