özlem
@agustosmevsimi
Alıntı
1a
Marcus Aurelius ve Epiktetos, "Başımıza dert olan, bizim nesne­lerle ilgili yargılarımızdır," derken, elbette ki bir olayın anlamını kendi kendimize tanımlamak üzere içimizden geliştirmenin kendi gücümüz dahilinde bulunduğu söyle­me atıfta bulunuyorlardı. Bizim başımıza dert açabilecek olan işte bu yargıdır. Ancak burada devreye stoacılığın en temel dogması girer: Ahlaki iyilikten başka iyilik ve ahlaki kötülükten başka kötülük yoktur; ahlaki olmayan, yani bizim seçimimize, özgürlüğümüze, yargımıza dayan­mayan her şey de önemsizdir ve bizim için bir dert ola­maz. Eğer derdimiz nesneler üzerinde verdiğimiz kendi yargılanmızsa, o halde biz bu temel dogmayı unutmuşuz demektir. Demek ki rıza disiplini, iyilikler, kötülükler ve önemsiz şeyler öğretisiyle sıkı bir bağ içinde bulunmakta­dır. (XI, 16)
472'in 180. sayfasında
İçsel Kale
Pierre Hadot - Alfa Yayınları - 2021
616