Körleşme

Kitabı değerlendirin

0

Takip

0

Beğeni

1

Okuma

493

İzlenme

Tanıtım Yazısı
Dünya edebiyatının başyapıtlarından biri olduğu tartışmasız kabul edilen Körleşme, Almanya’da edebiyatın, politikanın kirli gölgeleri altında yitip gitmeye yüz tuttuğu bir dönemde yazılmıştır. Ancak, Elias Canetti kurguladığı zaman ve mekan, kullandığı dil ve üslup, karakterlerindeki soyutlamanın isabetliliği ve bunları aktarmadaki başarısı sayesinde sınırları aşmış, evrenselliğin en üst boyutlarına ulaşmıştır.Çoktandır kendi fildişi kulesine çekilmiş bir aydının trajedisinde cisimleşen Körleşme, insanoğlunun kendi eliyle kurduğu, sonra da kendisine yabancılaşmış, düşman kesilmiş bulduğu dış çevreyi, son derece özgün bir biçimde ve en uçta sayılabilecek araçlarla tasvir etmeyi başarıyor.İnsanın gerçeklik karşısında ne ölçüde körleşebileceğini, her dönemde ve her toplumda rastlanabilen “aymaz” aydın karakterinde ustalıkla yansıtan Canetti, düşünce ile gerçeklik arasındaki kopuşun hikayesini anlatırken yarattığı dehşet atmosferiyle okuru derinden sarsıyor.Yazar Hakkında:Elias Canetti , (Rusçuk, 1905 – Zürih, 1994) İspanya’dan göç eden Sefarad Yahudisi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Öğrenimini Zürih ve Frankfurt’ta tamamladıktan sonra Viyana’ya dönüp Doğa Bilimleri ve Felsefe bölümlerinde doktora yaptı. Ardından, yazarlığa yöneldi ve 26 yaşında başyapıtı sayılan Körleşme’yi kaleme aldı. Kitlelerin psikolojisini ona yabancı birinin bakış açısından anlatan roman, dönemin Nazi Almanya’sında yasaklandı ve ancak 1960’lardan sonra geniş kitleler tarafından keşfedilebildi. Canetti, 1938’de Avusturya’nın ilhakından sonra Londra’ya, ardından Zürih’e taşındı. İkinci Dünya Savaşı dahil tarihin en büyük kitlesel eylemlerine tanıklık etmiş olması onu kitle ve iktidar ilişkileri üzerine düşünmeye ve yazmaya yöneltti. Bu düşüncelerinin sonucu olarak 1960’ta Kitle ve İktidar isimli incelemesini tamamladı. Çocukluk ve gençlik yıllarına ve daha sonraki yaşamının bir bölümüne dair anılarını Kurtarılmış Dil, Kulaktaki Meşale ve Gözlerin Oyunu adlı üç kitapta anlattı. 1981’de Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görüldü. Ömrünün büyük bir kısmını İngiltere’de geçirdi. Eserlerini Almanca kaleme aldı.

Yayınevi: Sel Yayıncılık
ISBN: 9789755707044
Sayfa: 565s.
Kapak: Ciltsiz
Tarih: 2024
Kağıt Tipi: 2. Hamur
Okuma Durumları
Okudum (1):
İncelemeler ve Alıntılar
Körleşme kitabı hakkında sen ne düşünüyorsun?
Mertcan
#Edebiyat - @callmeishmael
İnceleme
2a
İlmin nurunu, cehlin karanlığı söndürebilir mi?
Yunan mitolojisinde anlatılan bir efsane vardır: Meşhur yılan başlı Medusa. Bu Medusa’nın yüzüne bakan insanlar, gördükleri şey karşısında taş kesilirmiş. Peki hakikatin çirkin ve pis yüzüne bakan insan neye dönüşür?
Işığın, fazla ışığın, mesela bir Güneş’in kendisine uzun süre bakıldığında insanın gözlerini kör edeceği söylenir, peki ya karaya, koyuya, karanlığa da uzun süre bakıldığında insan yine gözlerinden olabilir miydi? Kuyuya uzun süre bakınca kuyu da sana bakar mıydı?

Bu koca roman, insana, hepsi hemen hemen aynı kapıya çıkmaya mecbur bu soruların cevabını, insan zihninin en karanlık labirentlerinde aratıyor.



Elias Canetti’nin karakteri Kien, kitaplarla dolu mabedinden dışarı ancak çok nadir çıkan, çıktığı ender anlarda da hiç kimseyle iletişim kurmaya tenezzül etmeyen, fildişi kulesinden aşağılık halka sadece burun kıvırarak bakan bir Sinologdur. Bütün günlerini, ömrünü, araştırmalar yaparak geçirir. Bu alışılagelen düzenin, o korunaklı kulenin içine, bir gün o beğenmediği alt tabakadan bir insanın girişiyle –yani bir benzetme yapacak olursak, çok dayanıklı bir surda açılmış küçük bir gedikle– bütün hayatının nasıl bir anda değiştiğini, kalelerinin bir bir nasıl işgal edildiğini görmeye başlıyoruz.
Biz tüm bunları görüyoruz ama yazar bize bunları baş karakter Kien’in gözünden gösterirken bir soru da sormayı ihmal etmiyor: Tüm bu gördüklerimiz, bize önünde sonunda aklımızı kaçırtacak, belli ki bundan kaçış da yok, öyleyse tek çare olarak insan gözlerini sımsıkı kapatıp körleşmeli mi? Çünkü görmenin bir aydınlanma değil, lanet olduğu, gözün görmeye değil de delirmeye yaradığı bir atmosferde, delirmemenin bedeli körleşmek mi? Gözleri açarak, her şeyi görerek yaşamanın bedeli keçileri kaçırmakken, hiçbir şeyi görmeyerek aklını korumanın bedeliyse körleşmek midir? Her şeyi görmenin ağırlığı, gözleri en sonunda körlüğe mi sürükler?
Tıpkı Medusa’ya bakmamaya çalışan biri gibi, Kien de hakikatin, toplumun taş kesici bakışından kaçarken, içinden çıkamadığı bir günümüz labirentinde kaybolur. Körleşme, insanın gözünü açtığı takdirde nasıl bir karanlıkta olduğunu gösteren, modern çağın en sembolik trajedilerinden biridir.



***



Elias Canetti bu kitabı tam 26 yaşında yazmış. Yazıldığı dönem, Almanya’da Nazilerin ayak seslerinin yaklaşmakta olduğu 1931 yılı. Zaten bir yerde başa(hem toplumun kendisine hem de iktidar sınıfına) felaket diye nitelendirilebilecek bir şey/birileri gelmeden önce, o yerde toplumsal bir çürüme olmaması kaçınılmaz oluyor. Bu bakımdan 2025 yılında bu kitabı okuyan bir Türk vatandaşı olarak sanki günümüz Türkiye’sinden insan manzaralarını seyrediyormuşum hissine kapıldım pek çok kez: Aynı küçük insanlar, aynı budalalar, menfaat kokusuna üşüşen açgözlü fırsatçılar, her şeyin değerini parayla ölçen ruhsuz hesapçılar, başkalarının yıkımında kendi yükselişini arayan zavallılar, yalanı doğruluk gibi pazarlayan arsızlar, güce tapan dalkavuklar, yozlaşmışlığı ‘düzen’ diye kutsayan küçük insan orduları, haksızlığa alışmış korkaklar, her gün biraz daha utanmayı unutan, rüzgâr nereden eserse oraya savrulan kişiliksiz yığınlar, susarak suç ortaklığı eden sessizler ve sonunda, gördüklerini görmezden gelerek yaşamayı öğrenmiş o kalabalık, o suskun, o bitkin sürü…


***


Bu kitabı keşfedip edineli 6 yıl olmuştu ve o günden beri kitaplığımda okunma zamanını bekliyordu. Nihayet okuduğum için de çok memnunum ama okuması da bir o kadar zor ve yorucuydu. Yazar matruşka gibi sürekli bir şeyin içerisinden başka bir şey, bir düşüncenin içerisinden de başka bir düşünce çıkarıyor, anlatılanlar hiç bitmiyor, hiç mola vermeden son gaz giden bir arabadaymışsınız hissi yaratıyor. Özellikle bilinç akışı tekniğini o dönem gibi erken bir tarihte şahane bir ustalıkla kullanmış. Bir insanın zihnini okurken, farkında olmadan sizi bir anda bir başkasının zihnine yolcu ediyor, bu sefer ondan ayrılıp bir başkasının zihnine ne zaman misafir olduğunuzu ise kimi zaman paragraf bittikten sonra anlıyorsunuz.

Bu kitap bana biraz da kendisinden 10 yıl önce yazılan Gökyüzümüzdü Okyanus’nü anımsattı, orada da baş karakter şeytan, cehennemden yeryüzüne, onları tanımak amacıyla insanların arasına inip yaşamaya başlıyordu ve başına gelmeyen kalmıyordu. Bence her iki kitabı okumuş olanlar da benzer tadı almıştır.


***


Son olarak… Daha önce de zaman zaman yaptığım gibi bu roman ve karakterleri üzerine Chatgpt ile konuşup ayrıntılarından bahsederek bana karakterlerin yaklaşık bir görselini çizmesini istedim ve ortaya şu sonuçlar çıktı:

Peter Kien:
i.hizliresim.com/6f4woph.png

Therese:
i.hizliresim.com/jzdz6r1.png
i.hizliresim.com/qp3i33d.png

Fischerle:
i.hizliresim.com/91tbz0l.png

Kapıcı Benedikt Pfaff:
i.hizliresim.com/oyt9be4.png

Georges Kien:
i.hizliresim.com/n7z4g11.png
Körleşme
Elias Canetti - Sel Yayıncılık - 2024
873
Mertcan
#Edebiyat - @callmeishmael
Alıntı
2a
Açıkgöz Odysseus
Kafama bir düşünce takıldığında, ondan haftalar boyu kurtulamıyorum.
565'in 531. sayfasında
Körleşme
Elias Canetti - Sel Yayıncılık - 2024
577
Mertcan
#Edebiyat - @callmeishmael
Alıntı
2a
Açıkgöz Odysseus
Acaba termitler gibi, günün birinde bizler de cinselliği aşmayı başarabilecek miyiz?
565'in 527. sayfasında
Körleşme
Elias Canetti - Sel Yayıncılık - 2024
594
Mertcan
#Edebiyat - @callmeishmael
Alıntı
2a
Açıkgöz Odysseus
…insan dediğin, bir sürü zayıf noktadan oluşma bir yaratıktır…
565'in 519. sayfasında
Körleşme
Elias Canetti - Sel Yayıncılık - 2024
560
Mertcan
#Edebiyat - @callmeishmael
Alıntı
2a
‘Kız kardeş’ diye yorumladım.
İnsanın böyle acı çektirip sevebileceği yakınları olmayınca, dünya kimseye yaşanmaya değer görünmüyordu.
565'in 493. sayfasında
Körleşme
Elias Canetti - Sel Yayıncılık - 2024
563
Mertcan
#Edebiyat - @callmeishmael
Alıntı
2a
Bir Akıl Hastanesi
İnsanlar, bir kafanın içinde ne denli görkemli bir evrenin saklı olabileceğini kestiremiyorlar.
565'in 492. sayfasında
Körleşme
Elias Canetti - Sel Yayıncılık - 2024
572
Mertcan
#Edebiyat - @callmeishmael
Alıntı
2a
Pantolonlar
En iyisi katilleri bir odaya kapatıp üstlerine duvar örmek!
565'in 479. sayfasında
Körleşme
Elias Canetti - Sel Yayıncılık - 2024
561
Mertcan
#Edebiyat - @callmeishmael
Alıntı
2a
Pantolonlar
Bütün bu erkekler yıkıma uğramışlardı, karılarının sözünden çıkmıyorlardı; karılarından nefret ediyorlardı doğal olarak; ama bu nefretlerini genelleştirmek yerine, önlerine çıkan başka kadınlara koşuyorlardı. Biri gülümsemeye görsün, hemen duruveriyorlardı. Kendi kendilerini aşağılıyorlardı.
565'in 471. sayfasında
Körleşme
Elias Canetti - Sel Yayıncılık - 2024
565
Mertcan
#Edebiyat - @callmeishmael
Alıntı
2a
İyi Bir Aile Babası
…insanlık her yıl daha kötüye gidiyordu. Pek yakında polis örgütü kaldırılacak, bütün güç suçluların eline geçecekti. Devlet: Dünya batıyor, ben de artık emekli aylıklarını ödemeyeceğim, diyecekti. Doğuştan kötüydü insanoğlu. Suçlular giderek artacak, Tanrı da buna bakmakla yetinecekti.
565'in 459. sayfasında
Körleşme
Elias Canetti - Sel Yayıncılık - 2024
560
Mertcan
#Edebiyat - @callmeishmael
Alıntı
2a
Düğme
Evet, insan düşlerde istediğini yapabilirdi ama insanın gerçek kişiliği de ancak düşlerde belli olurdu.
565'in 427. sayfasında
Körleşme
Elias Canetti - Sel Yayıncılık - 2024
569