Sadık Hidayet kimdir? Buradan başlamalı belki. Modern İran edebiyatının kurucularından kabul edilen, özellikle başyapıtı "Kör Baykuş" ile tanınan romancı, öykücü ve çevirmendir. Kör Baykuş, 1930'larda yazılmış, oldukça önemli diyebileceğimiz bir İran edebiyatı eseridir. Okuyucularını intihara sürüklediği gerekçesi ile bir dönem İran'da bu kitap yasaklanmış. Gelin görün ki yazar da ne yazık 48 yaşında, Fransa'nın Paris şehrinde kendini gazla zehirleyerek intihar etmiş. Son zamanlarda okuduğum bir çok kitapla bağlantı kurabileceğim bir deneyim sundu bana Kör Baykuş. Derin yalnızlık, ölüm ve toplumsal eleştiri gibi konulara değininen bu eser Ömer Hayyam, şarap, mey ve aşk temalarıyla "Semerkant" kitabını, materyalist görüşten mistik/manevi bir anlayışa yönelen ve histerik duyguların yoğunluğuyla okuyucuyu hem zorlayan hem de kendi içinde elleriyle bir hamur gibi yoğurarak şekil vermesine imkân sunan Peyami Safa'nın Matmazel Noroliya'sını ve henüz tamamladığım Orhan Pamuk'un Masumiyet Müzesi'ni bir zincirin halkaları gibi birbirine ekledi zihnimde. Ve ben bu harika kitapların etkisiyle; bir kavanozun dibe çöken tortusu ile suyunun karışması gibi çalkalanıp durdum birleşene kadar kendi içimde. Birleştiğimde ise hem daha yoğun hem de daha bulanıklaştım. Ama bir öze vardım. Kör Baykuş, özetini çıkarabileceğim ya da konusunu anlatabileceğim bir kitap değil benim için. Düşündürmeye, yaşamaya ve ölmeye yaklaştırıp - uzaklaştıran kelimeler gemisi olabilir. Sevdim. Fakat Sadık Hidayet'i anlayabilmek için daha önce okunması gereken başka kitaplarla ruhunuzun beslenmesi gerektiğini düşünüyorum.
Kitap bittikten sonra Özdemir Asaf'ın dediği gibi "ölüm gibi bir şey oldu ama kimse ölmedi" hissini yaşadım. Hoşçakalın🍀
20. yüzyıl İran edebiyatının en önemli eserlerinden biridir Kör Baykuş. Hüzün, melankoli ve iç dünyanın karanlık dehlizlerinde dolaşan bu roman, okuyucuyu derin bir atmosfere sürüklüyor. Kitap, hayatından memnun olmayan, karamsar bir ressamın iç monologları üzerine kuruludur. Ressam, sürekli çizdiği, bir mezar taşı üzerinde duran, upuzun kirpikli, kör bir baykuş figürüyle özdeşleşmiş. Gizemli bir kadınla tanışır ve bu tanışma onun hayatında bir dönüm noktası olur. Ancak bu karşılaşma onu daha da derin bir melankoliye ve umutsuzluğa sürükler. 😢 Bu kitap tam bir edebiyat şöleni diyebilirim. Edebiyatın gücünü ve derinliğini deneyimlemek isteyenler için bir şölen niteliğinde sayılır. O zaman mutlaka okunmalı listesine ekleyin derim. 🙂.