Evet, ben bir ilham çobanıyım. Bu bir sır değil. Yaşadığım yerde herkes ilham çobanı olduğumu bilir, artık siz de biliyorsunuz. Annem de bir ilham çobanıydı, onun annesi Hoşnigar nene de öyleydi. Bizde aile geleneğidir ve çok ama çok uzun süredir insanların ilhamlarına çobanlık ederiz. Mesela biz olmasak bu kitabı okuyamayacaktınız. Filmler çekilemeyecek, şiirler yazılamayacak, şarkılar bestelenemeyecek, resimler çizilemeyecekti. İnsanlık için neyi ifade ettiğimizi ve değerimizi biliyorduk, sonsuza kadar bu mesleği yapmaya devam edeceğimizi düşünüyorduk ama öyle olmadı. Çok geçmeden acımasız bir dünyanın kapısı aralandı ve hepimizi, ardındaki karanlığa, ilhamsız bir evrene doğru çekmeye başladı.
Bu hikâye sadece benim hikâyem değil, hepimizin hikâyesi. Yalnızlıkla, kıtlıkla, teknolojiyle, umutla, dayanışmayla, hayal kırıklıklarıyla, sabırla, işsizlikle, toplumsal çöküşle ve yeniden uyanışla ilgili.
Tuğba Coşkuner'in kalemini okuyanlar bilir; hayal kurduran, ilginç hikâyeler uyduran, karakterlere olmadık sorumluluklar yıkan ve bunu büyük bir ustalıkla yapan bir kahramandır. Çocukları çok seven insanların dünya üzerinde çoğalması için de bir iksiri var mıdır acaba?
İlhamını kaybedenlere, bulmak isteyip de tembellik yapıp bir köşeye çekilenlere, hatta bir ilhamı olduğunu bile bilmeyenlerin kalplerinde pencere açan bir hikâye bu. O pencere açılınca içinden kitaplar, kuşlar, kelebekler, kuzular, bebekler karşılıyor okuyucuyu. Yani benim penceremden bunlar ve daha fazlası çıktı. Kim bilir sen okuyunca senin pencerenden neler neler çıkar.
Yine çocuklar için yazılmış, yetişkinlerin gizli gizli okumak isteyeceği bir ço, ye, cuk, tiş, kin kitabı 😍
Demiş miydim; o kadar lezzetli bir kitaptı ki şıp diye bitti.
Kafama yuva yapan kuş, kış mevsimiyle beraber yavrularını da alıp daha sıcak yerlere, belki de mutsuzluktan yerinden kalkmaya hâli olmayan bir başkasının kafasına göç etti.
Cesaret zekâyla, merhametle, sevmekle, yüce gönüllülükle, bilgelikle ilgilidir. Mesela bir işi sonuna kadar sabırla götürmek cesaret ister. Ön yargımıza rağmen birine karşı hoşgörülü davranmak cesaret ister. Aksi de olsa bir ihtiyara saygılı davranmak, hürmet etmek cesaret ister. Cömertler cimrilerden daha cesurdur. İyiler pısırık veya sünepe değil, cesur insanlardır. Çünkü iyi kalmak için büyük savaşlar verirler.
Adım Ziya ve büyümenin annemin söylediği gibi olmasını reddediyorum. Ne yani, büyümek sana söylenen şeyleri gık çıkarmadan yapmak mıydı? Ömür boyu bir daha zırlayamamak mıydı? Ağlamak gibi güzel bir şeye zırlamak demek miydi?
İlhamsız birinin yaptığı yemek tatsızdır, yazdığı kitap sıkıcıdır, söylediği şarkı kulak tırmalayıcıdır, anlattığı ders dinleyicilerinin bir kulağından girip diğerinden çıkar. İlhamsız birinin zihni ve kalbi bomboştur. İçlerini açıp baksan hiçbir şey göremezsin.