Ayçöreği ve Denizyıldızı

(1 kişi)
Kitabı değerlendirin

0

Takip

0

Beğeni

2

Okuma

397

İzlenme

Tanıtım Yazısı
Kız Kulesi’nin, Galata Kulesi’yle yaşadığı bir gecelik aşk sonrasında dünyaya gelen bir çocuğu vardır!.. Kız Kulesi, minarelerin baskısından korktuğu için ayrılmak zorunda kalır çocuğundan. İstanbul’u terk ederken, babası olan Galata Kulesi’ne bir anlık dönüp bakan, ama sevgi dolu bakışlarına hiçbir karşılık alamayan çocuk Lizbon’a yerleşir... Ve orada, "Belém Kulesi" adıyla bilinir.

1513 yılında, Lizbon limanının savunulması amacıyla yapılan Belém Kulesi, Afrika ve Hindistan’a düzenlenen sömürge seferlerinin başlangıç yeri olur. Bu yapının Galata Kulesi ile Kız Kulesi’nin "gayrimeşru" çocuğu olduğu iddiamızı güçlendirmek için biraz daha bilgi verelim: Kırk iki metre yüksekliğinde olan kule altı katlıdır ve girişinde bir sarnıç bulunur. Kız Kulesi’nde de, biri içerde, öbürü dışarda olmak üzere iki sarnıç olduğu birçok kaynakta yazılıdır.

Belm Kulesi de, annesi ve babası gibi hapishane olarak kullanılır. Kulede yaşayan bir prensesin üzüm sepetinden çıkan yılan tarafından sokularak öldüğü söylencesi de Lizbonluların dilinde yıllardır anlatılır. Aynı efsane Kız Kulesi için de söylenir. En önemli delil ise kulenin görünümü ve bulunduğu yerdir. Galata Kulesi’ne benzeyen Belém Kulesi, kıyıya çok yakın olan kayalıklar üstüne kuruludur. Yani, tıpkı annesi olan Kız Kulesi gibi!..
Yayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları
ISBN: 9786053602088
Sayfa: 238s.
Kapak: Ciltsiz
Tarih: 2023
Kağıt Tipi: 2. Hamur

Topluluk Puanları (1)

4.0

100% (1)

Okuma Durumları
Okudum (2):
İncelemeler ve Alıntılar
Ayçöreği ve Denizyıldızı kitabı hakkında sen ne düşünüyorsun?
faik.yilmaz.9
@faikyilmaz9
İnceleme
1a
Ayçöreği ve Denizyıldızı

Adı :Ayçöreği ve Denizyıldızı
Yazarı: @sunay.akin
Yayınevi: @isbankasikulturyayinlari
Türü: Öykü
Basım Yılı: Ekim 2019
Sayfa Sayısı: 238 Sayfa

Düşünceler: Oruç tutan bedenim nasıl yiyeceklere aç ve susuz ise kitap okumayınca ruhumda benzer eksiklikler hissediyor. Güzel bir kitap ile dindiriyorum ruhumun bitmeyen açlığını, susuzluğunu.

Sunay AKIN ' ın bu eseri 55 küçük ve sıcak öyküden oluşuyor. Sürekli gülümseyen yüzü gibi yumuşak bir yazım tarzı var Üstad ' ın. Bizi kimi zaman Boğaz ' da kimi zaman Trabzon 'da kimi zaman dünyanın dört bir yanında yolculuğa çıkarıyor. Şairlerden, yazarlardan , meşhurlardan bir çok isim ve olay var bu kitabın içinde

Hepsi gerçek hayatın içinden cesitli insanlarla ilgili iz bırakan olayları , hoş anıları, gülümseten diyalogları buluyoruz içinde. Üstad 'ın çok hoş bir mizahi yaklaşımı da var aynı zamanda. Bunuda hissettiriyor bizlere. Şiirlerden bolca örnek veriyor sonra. Itiraf edeyim düz şiiri çok sevmem ben ama hoşuma gitmeye başlıyor sayesinde

Sanatçı hümanizm, kardeşlik, barış gibi evrensel değerleri el işi nakış gibi yüreğimize işliyor aynı zamanda. Stefan Zweig kitapları okurken zaman zaman karşılaştığım bu öğelere hemen her sayfada rastladım okurken.

Fikirlerini size söylerken bağrından geldigi Karadeniz gibi hırçın değil de akşam denizden esen serin rüzgar gibi kalbinizi okşayarak anlatıyor. Tam da kendine yakışan sekilde Sunay AKIN gibi yani.

Bir çok yeni şey öğrendim. Mesela Üstad büyük bir kibarlık gösterip bir kitap dostunu kahve içmeye davet etmişti. Bende kahveyi çaydan çok sevdiğini düşünmüştüm. Oysa Üstad 'ım benim gibi çaya müptela imiş. Çay içtikten sonra şiir yazıyormuş. Ne güzel şey.

Herkes okumalı bu güzel eseri. Hani " 3-5 sayfa okuyunca sıkılıyorum " diyenler var ya onlar bile bir okusa elinden bırakamaz gibime geliyor. Hâlâ okumayan tüm dostlarda okumalı. Taze demlenmiş çay gibi içmeli bu kitabı ( Ve Üstad ' ın tüm kitaplarını)
Ayçöreği ve Denizyıldızı
Sunay Akın - İş Bankası Kültür Yayınları - 2023
87