“Bir insanı öldürmekle her şey bitmez. Bazen asıl ceza, yaşamaya devam etmektir. Raskolnikov bunu geç anladı. Sonya ise en başından beri biliyordu: Bazı günahlar affedilmek için değil, insanı değiştirmek için vardır.”
“Efes’in taşlarına basarken, Mutlu yalnızca bir antik kenti gezdiğini sanıyordu. Oysa bazı şehirler gezilmez… insanı içine çeker. Ve bazı kapılar vardır ki, bir kez aralandığında artık geri dönüş aynı olmaz. Çünkü zaman, sandığımız gibi düz bir çizgi değildir; bazen bir taşın gölgesinde kıvrılır.”
“Şems kaybolmadı. Kaybolan, onu anlayacak yüreklerdi. Hakikat göz önünde dururken, insanlar kendi karanlıklarını daha gerçek sandılar. Âsım o gün anladı ki; ışık, karanlığı yenmez… insan karanlığı bırakmaya razı olursa ışık görünür.”