Olması gereken hiç alışılmayacak bir yoklukmuş bu. Ömre bağlanmış hiç açılmayacak bir düğümmüş bu. Gözyaşıyla harlanmış hiç sönmeyecek bir yangınmış bu. Demek şimdilik kalacaklara sonsuz hasretmiş bu. Ölümmüş bu...
Yol hep mıcırlıydı, hiç asfalta çıkamamıştık. Hayat belki de buydu; zorlayandı, eskitendi, yıpratandı. Biz yeni lastiklerle on kilometre bile gidemeden nasıl yaşayacaktık?