İçimin kırık dökük o yüksekliği; geometrinin intihar ettiği, rakam yutan coğrafyacıların hiçbir haritaya sığdıramadığı bir irtifa cinayeti. İçsel operamın kırmızı fay hatları koğuşunda, _ranzaların altından sızan koyu magma sularında sırtüstü yüzüyorum; tavan etimden _________________ yapılmış, üzerime çöküyor. Ara sıra sağ akciğerime yasadışı yollarla kaçak bi gökyüzü sızıyor; karanlık dehlizde, sulu gözlerimin diplerine kaçak işçiler gibi nefes __________________üflüyorum.
II- REZONANS
____Kalp damar cerrahisinin o kireç kokan beyaz koridorlarından antika bir telgraf hattı çekiliyor ____ damarlarıma; her mors alfabesi, fildişi bir piyano tuşu gibi sertçe vuruyor kemiklerime. Kemiklerimin korosu tellere keman çalmayı ___________________ öğretiyor, göğüs kafesimin içinde ritmi bozulan o atış kuşlarını havada lehimliyor, iğne ______ iplikle kalbimin deliklerini dikiyor terzi. Bir süre etimin içinde mikro bir sızı gibi oyalanıp sonra kendi etsiz kemiksiz dünyasına dönüyor ___________________ telgrafçı.
III- AMNEZİ
İçimde her oda boş, sanki tüm organlarım benden __________ önce istifa etmiş gibi Jose.
Öğretmenin verdiği o hiç var olmamış ödevleri yapmamak için mızıkçılık yapan yedi yaşındaki o kız çocuğu... Onun ağlak yüzüne çarpan ses dalgalarının, o beton dalgaların ve tsunami fırtınalarının tam kalbine doğru ters kulaç atıyorum; su yutuyorum, su ______ aslında zaman.
IV- SAKATAT
__Ben yüzdükçe, yüzümün sol yarısından intihar baloncukları fışkırıyor; derimin altından kaynayan, patlamaya hazır şeffaf süt kabarcıkları, cıva gibi ağır. Bense morarmış dudaklarımı bir oksijen tüpününpaslı metal ağzı gibi ısırıyorum; _______________dünyaya, yerçekimine, üzerime basıp geçen tüm kalabalıklara karşı kusursuz, dilsiz direniş sergisinde kendimi ________________ bekliyorum.
V- RAHİM
Sanırım birazdan, birkaç saniye önce öldüğümü anlatan o resmi tebliği imzalayacağım. İçeriden, tam göğsümün ortasından kendi dar tabutuma çarpıp keresteleri kıracağım; tırnaklarımın altında tahta kıymıkları. Annem beni o klostrofobik boşlukta öpüp koklayacak. Annem, kendisiymişim gibi beni kendi rahminden bir kez daha, tersine doğuracak ve işte o an bir kimya laboratuvarı kadar hissiz ve hiç üzgün __________ olmayacağım.
VI- BETON
______ Zira o beton ev, o kör adres bizi bir daha asla bulamayacak. İçimi bir et kancasıyla söküp götürseler, gözbebeklerime kördüğümlerseler bile; o çocuk yaşta, o minyatür kalp krizine yenik düşmeyeceğim bu kez. Annem beni kendisiymişim gibi öpüp, koklayıp, bir ceset torbası şefkatiyle göğsüne koyup uyutacak. Duvarlar *daralacak, odalar küçülecek ama biz ___________________ sığacağız.
VII- ANESTEZİ
Ve ben Jose, kendi cenazesinde dondurma yiyen o kimsesiz çocuk gibi, piyano sesi kesildiğinde bile hiç ama hiç ağlamayacağım.
Şimdi onlara söyle Jose! Telleri kessinler; telgraf bitti, piyanist öldü, dondurmam eriyor...
_____Ve sen de kendini annemin içine sokup ___________ beni orada utandırma, lütfen.